National Geographic fotoğrafçısının iPhone ile ne işi olur?

Bütün fotoğraf makinalarının zayıf tarafları vardır. Bunun da var, özellikle az ışıkta sorun yaşanıyor, ancak her ortamda rahatlıkla kimseyi rahatsız etmeden kullanılabilmesi ve çekimin hemen ardından paylaşılabilme özellikleri onu çok güçlü bir fotoğraf makinesine dönüştürüyor.

Neden Fotoğraf Çekiyoruz?
Genetiği Bozulmuş İmgeler
Fotoğraf makinelerini de dokunarak kullanacağız

Yazı ve Fotoğraflar: Mehmet Ömür

Ed Kashi, Kürt sorunları ile ilgili 20 yıllık National Geographic  fotoğrafçısı. Görevli olarak Kürtlerin yaşadığı değişik yedi ülkeyi gezmiş ve konuyu foto röportajcı olarak görüntülemiş. Dünyanın değişik yerlerinden çok kuvvetli görüntüler getirmiş olan bu ünlü fotoğrafçının New York sokaklarını iPhone’la fotoğraflattırdığı National Geografic’in düzenlediği workshop’a katıldım. Hafta sonu iki günlük maceraya değdi mi değdi doğrusu.

Ed Kashi’ nin kendisine sordum? Neden iPhone diye? O da şöyle cevapladı; Bütün fotoğraf makinalarının zayıf tarafları vardır. Bunun da var, özellikle az ışıkta sorun yaşanıyor, ancak her ortamda rahatlıkla kimseyi rahatsız etmeden kullanılabilmesi, bünyesinde karanlık oda barındırması ve çekimin hemen ardından paylaşılabilme özellikleri onu çok güçlü bir fotoğraf makinesine dönüştürüyor. 

OMUR  2017 00015k - National Geographic fotoğrafçısının iPhone ile ne işi olur?

New York’ta Lisa Paliti’nin  NatGeo ile organize ettiği bu iki günlük hafta sonu etkinlik sunular ve tavsiyeler ile renklendi. Feyz  aldık desek yalan olmaz. İlk sabah ki tanışmamızın ardından ilk sunumunu yaptı, Ed Kashi fotoğraf çekerken nelere dikkat ettiğini detaylarıyla anlattı. Kompozisyona ne kadar  önem verdiğini en küçük ayrıntıları nasıl hesapladığını ve kafasında ki fotoğrafı oluşturmak için ne hallere girdiğini gözler önüne serdi. Görevli olarak sahaya çıktığında bir işçi elbisesi giydiğini yerlerde yuvarlanmaktan dönüşte elbisenin paramparça olduğundan dem vurdu. Özetlemek gerekirse yakın ol, gözümüzün görmeye alışık olmadığı farklı açı bul. Önden arkaya sağdan sola katmanlarla görüntünü yarat. Yansımalardan yararlan, bak – gör – çek. Birkaç tane daha çek sonra seç. Gerektiğinde sahneyi kurgula. Alan derinliği sağlamak için öne, öndeki yüze yaklaş, fokus’u kilitle ve sahneyi değiştir. Sabırlı ol. Fotoğraf değişkenlerden oluşur (diyafram, ISO, enstantane). iPhone ile çok yüksek kalitede çekmeye özen gösteriyor. Sonra  Snapseed uygulaması ile düzenleme yapıyor, bazen filtre ve çift pozlama yapıyor. Bazen bir hikâye anlatmak için triptik yapıyor.

Önce bir arka plan  bulmaya özen gösteriyor ve orada sabırla bekliyor. Kafasında kurduğu hikaye her zaman oluşmasa da oluştuğu zaman çok ödüllendirici olabiliyor. Daha sonra Daniella Zalcman ‘dan  bahsetti bu Kennedy  ödüllü fotoğraf sanatçısı bütün hikayelerini çift pozlama  ile yapıyor. Bunun üzerinde bende Fotoğraf Dergisi okuyucuları için iPhone ile çalışan dünyaca ünlü fotoğrafçılar üzerine küçük bir araştırma yaptım.

Magnum’dan Garry Pinkhassov, New York Times fotoğrafçısı Damon Winter, portrede Jim Darling, manzarada Robert-Paul Jansen, gezi fotoğrafında Benedicte Guillon, siyah beyaz sokak fotoğrafında Greg Schmigel dünyanın en iyilerinden çift pozlama ile ödüllü Daniella’dan sonra iPhone’un faziletlerine dönüldü. Bu cihazla iki değil on tane üst üste pozlama yapılabileceği söylendi. Bu zaten bizim ilgi alanımız olan bir konuydu. iPhone’daki  Diana, Hipstamatic, Burst  mode, Burst cam, Cortex cam gibi aplikasyonlar ikiden yüze kadar üst üste pozlama yapabiliyor. Evet, yanlış okumadınız yüz. Eskiden yapamadığımız şeyleri hatta hayalini bile kuramadığımız şeyleri bu iPhone yapıyor. Cesaret edin ve yapın. Sonra tekrar fotoğrafa dönüyoruz ve fotoğrafta kompozisyon özellikleri  konuşuyoruz; çerçeve içinde çerçeve, gözü konunun içine çekebilecek  ve neyin önemli olduğunu gösterecek teknikler konuşuluyor. Blur, vinget vs. Konu içindeki elementlerin birbirlerinin üzerine binip birbirlerini saklamamaları konusu gündeme geliyor. Konu içinde çeşitli öğeler kullanarak hikaye anlatmakta çok önemli.Sonra fotoğraf dili, environmental (çevresel) portre ve candide moment (saf, masum anlar) terimleri Ed Kashi’nin sıkça sözlüğünde yer alıyor. Candide moment sanki Henri Cartier Bresson’un “Decisive moment”ına tekabül ediyor. Environmental portre ise kişiyi etrafı ile göstererek kişiyle ilgili daha fazla bilgi vermek. Bu teknik hikaye de anlattığından güçlü fotoğraf yaratıyor. Environmental portre’de ifadelerle birlikte çevredeki konular hikayeyi yaratıyor. OMUR  2017 00014k - National Geographic fotoğrafçısının iPhone ile ne işi olur?

Fotoğrafçının olayları kontrol etmesi için sürekli hareket etmesi gerekir. iPhone Ed Kashi’ye göre pasaportumuz. Kişilerle ilişki kurup fotoğraf çekmemizi kolaylaştıran unsur. Daha sonra fotoğrafı işlerken beğenmediğimiz küçük bölgeleri çıkarır veya koyulaştırırız. Detay fotoğrafları da önemlidir ve zordur. Hikaye detayın içindedir ve bunu gösterebilmek marifettir. Fotoğrafı yaratırken yerleştiğimiz nokta önemli; otobüs durakları, metro çıkışları tekrarlayan olaylarda pozisyon almak önemli ve gerekli. Sonuçta fotoğrafta en önemli unsur kompozisyon!

Ed bir saat boyunca çeşitli örneklerle kompozisyon unsurlarını anlattı. Kompozisyonun içinde hikaye olmalı, kadraj içine giren herşey hikayeye katkıda bulunur. Gerek Liza gerek Ed ve yardımcıları Todd İstanbul’u Türkiye’yi ve Kapadokya’yı çok seviyorlar. Fotoğraf açısından inanılmaz bir nokta olarak değerlendiriyorlar. Ed Türkiye’ye 15 kez gelmiş. Irak göçmeni bir ailenin çocuğu 50’li yaşlarında… Ed teleobjektif kullanmıyor ve sevmiyor. Kendini sokak fotoğrafçısından çok insan fotoğrafçısı olarak nitelendiriyor. Manzara fotoğrafında hayvan olabileceğini ama insan olmaması gerektiğini vurguluyor.

İlk gün ödev olarak New York’un eski mezbahalarının olduğu son 20 – 30 sene içinde yeniden yapılandırılan ve apartman dairelerinin 1 milyon dolara alıcı bulduğu Meatpacking bölgesine gidiliyor. Etlerin paketlenmek üzere fabrikalara gelmesini sağlayan yol park haline dönüştürülmüş. İnsanlar orada geziyor. Ödev environmental portre, detay ve bir konuyu “kesmek” ve önerilerini yineliyor; İnsanlar arasında mesafe bırakın, katman yani planlar tabakalar oluşturun (layering), sabırlı olun, kadrajınızın kenarlarını çalışın (gereksiz ayrıntıları atın), üçte bir kuralını düşünün ve çerçeve içinde çerçeve planlamaya çalışın. Ödevimizi bir saat içinde tamamlayıp sınıfa dönüyoruz, Liza’ya verdiğimiz 25 fotoğrafı Liza 7’ye düşürüyor ve Ed ise bu 7 içinden 2 veya 3 tanesini beğeniyor.Neden beğenip neden beğenmediğini ayrıntıları ile söylüyor. Not; yine kompozisyonun önemi gündeme geliyor.

Ed’in önerisi kendi tarzımızın oluşturulması yönünde, kendisi sadece kare formatını kullanıyor. Sorunları postproduksiyona yani çekim sonrası düzenlemelere bırakmayın, çekerken sorunları çözün diyor. Gözlerin ve vücudun eğitilmesi gerektiğini vurguluyor. Aynı konuyu birkaç tane çekmeyi ve sonra seçmeyi öneriyor. Pikseller parayla değil diye de espri yapmayı ihmal etmiyor. Krop yapmayın yaklaşın kamerayı hareket ettirin etrafa göz kulak olun, bakın tarayın. Yaklaşın… Yaklaşın denilince konu Robert Capa’ya geliyor. “Fotoğrafın yeterince iyi değilse yeterince yaklaşmamışsın demektir” sözü dile geliyor.

OMUR  2017 00002k - National Geographic fotoğrafçısının iPhone ile ne işi olur?

Ed Kashi Procamera app ile iPhone ‘da fotoğraflarını çekiyor. Procamera ile iPhone’un sabit f değeri olan lensi nedeniyle değiştiremediğimiz f ayarı dışında tüm manuel ayarları yapabiliyorsunuz. Procamera RAW da çekebiliyor ve TIFF format  saklayabiliyor, manuel mesafe ayarı yapabiliyor. Snapseed denilen bana göre en önemli düzenleme (Edit) aplikasyonunu çok sınırlı dokunuşlarla kullanmaya özen gösteriyor. İlk gün akşamüzeri Time Square’de neon ışık gece çekimi ve “an” fotoğrafları çekmek üzere bizleri salıveriyor.

Normalde 20 kişilik sınıflarda yapılan bu kurs şansımıza 11 kişi. 3 hoca ile bire bir çalışma fırsatı yakalıyoruz. Ertesi gün yine 25 fotoyu Liza 7’ye düşürüyor. Gece hayatı içindeki çıplak dolaşan kadınları öne çıkarmak onların reklamını yapmak istemiyor ve bu tarz fotoğrafları onaylamıyor. Oysa evsiz barksızların zor durumlarını gösteren fotoğrafları onaylıyor. Birilerinin dikkatini çekip yardım ederler diye ümit ediyor. Bir kişi bile farkında olsa yeter diyor. Aslında kendi  tüm konularda sosyal içerikli konuları, çevre sorunları ile ve az gelişmiş ülkelerin sorunları ile ilgili projelerde çalışmış ve çalışıyor. Bu konu ile Everydayclimatechanges‘a bakınız ve Ed Kashi’nin çalışmalarını inceleyiniz. Liza tüm katılımcılara soruyor “Görsel stratejiniz nedir?”. Hikaye anlatmak, fotoğraf denemesi, foto röportaj, medya çalışmaları gibi konular konuşuluyor. Sorunları göstermek istiyor, Meksika-USA göç sorunu, Nijerya, Sri Lanka’daki hastalıklar, Hindistan’daki yaygın böbrek hastalıkları. Hikaye anlatmak sadece böyle ağır konular savaşlarla ilgili olmaz diye de tüm konulara saygılı olduğunu gösteriyor. Çocuğumuzun doğum günü kutlamasının bile  fotoğraflarla hikayesini anlatabilirsiniz. Sonunda bir NG fotoğrafçısının yapısını, nasıl birisi olduğunu ve nasıl çalıştığını biraz olsun anladık. Benim anlatmakta zorlandığım iPhone’un bu işin içindeki yeriydi. Çünkü bir iPhone fotoğrafçısı olarak sırf 2 günlük bu kurs için 7000 km yol yapmıştım. Kursta verilen temel fotoğrafla ilgili kompozisyon ve ışık bilgileri bizim ülkemizde çok değerli hocalar tarafından veriliyor. Bunca yolu boşuna mı gelmiştim. Tabii ki hayır… Ed Kashi gibi bir fotoğrafçının işlerinde iPhone kullandığını görmek, bu cihazla çok kaliteli fotoğraflar çekip yine bu cihazı güçlü bir bilgisayar ve photoshop gibi kullanıp instagramda paylaşarak yüz binlere ulaşması benim yanlış yolda olmadığımın ipuçlarını verdi. Bu workshopun benim için yararlı yönü ülkemizdeki fotoğrafçılığın çıtasının yükseklerde bir yerde olduğunu bir kez daha fark etmemi sağlaması oldu. 2. gün öğlen ödevi manzara, beyaz ve “an” idi. Beyaz bir manzara oluşturdum.  New Jersey’in silueti ekte. Öğleden sonra Ed herkesten bir foto isteyip onları kendine göre edit etti. Snapseed adlı uygulamayı nasıl kullandığını gördük. Snapseed’deki araçların sadece % 20 sini kullanıyor ve çok sınırlı oynamalar yapıyor. Liza bu arada 2 gün içinde bizim çalışmalarımızdan seçtiği 40 – 50 fotoğrafla oluşturduğu seride gösteriyi kurs bitmeden önce orda gösterdi. Tüm sosyal medya platformlarında paylaşacağını ve National Geographic’e gönderip içinden fotoğraf seçmelerini isteyeceğini söyledi. Liza toplantıyı birleştirici ve yapıcı bir konuşma ile kapattı. Kapanış yemeği sonrası katılımcılar birbirlerinin e-mail’lerini alıp dağıldılar.

* Fotoğraf Dergisi 134. sayısında (Ağustos-Eylül 2017) yayınlanmıştır.

YORUMLAR

WORDPRESS: 0