<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuzey Kore | Fotoğraf Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.fotografdergisi.com/etiket/kuzey-kore/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fotografdergisi.com</link>
	<description>Fotoğraf severler için...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2021 07:40:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Kuzey Kore’de Değişim Rüzgarı</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/kuzey-korede-degisim-ruzgari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kuzey-korede-degisim-ruzgari</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/kuzey-korede-degisim-ruzgari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jun 2018 08:07:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore’de Değişim Rüzgarı]]></category>
		<category><![CDATA[Pyongyang]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotografdergisi.com/?p=9501</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk başta insana biraz garip gelse de, Kuzey Kore’yi sadece önceden planlanan ve size bildirilen bir devlet tur programı ile gezebiliyorsunuz.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/kuzey-korede-degisim-ruzgari/">Kuzey Kore’de Değişim Rüzgarı</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #808080;">Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır</span></strong></em></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yaklaşık 2,5 sene önce Güney Kore’ye yaptığım gezi sırasında Kuzey ve Güney Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgeye (DMZ) gittiğimde uzaktan gördüğüm Kuzey Kore bayrağı beni çok heyecanlandırmıştı. Kuzey Kore’ye gitme isteğim de işte o zaman başladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Şöyle bir düşündüğümde dünyada çok fazla gerçek gizem kalmadığını görüyorum. Keşfedilememiş, ayak değmemiş bir yer bulmak artık neredeyse mümkün değil. Bir fotoğrafçı ve gazeteci olarak Kuzey Kore’ye gitmek istememin en önemli nedeni, duyduğum, okuduğum ve gördüğüm çok az şey olmasıydı. İşte size tam bir gizem! Tüm bunlar benim için yeterli sebeplerdi.</span></p>
<div id="attachment_9503" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001k-342A4823.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9503" class="size-full wp-image-9503" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001k-342A4823.jpg" alt="" width="567" height="289" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001k-342A4823.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001k-342A4823-250x127.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001k-342A4823-400x204.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001k-342A4823-150x76.jpg 150w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9503" class="wp-caption-text">Kuzey Kore’nin sembolik merkezlerinden Kim İl-Sung Meydanı</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kuzey Kore’ye nasıl gidilir?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore’ye elinizi kolunuzu sallayarak, uçak biletinizi alıp gitmek mümkün değil. Ancak herkesin yanıldığı bir nokta, Kuzey Kore’ye gitmek şu an için çok zor değil. Kuzey Kore’ye ülkemizden “<strong>Dünya Değişmeden</strong>” tur firması ile Rusya ya da Çin üzerinden gidilebiliyor. Münferit olarak gitmek şu anda mümkün değil. Ben de “Dünya Değişmeden” firmasının Kuzey Kore programı ile Pekin üzerinden gittim. Çok zor verildiği düşünülen Kuzey Kore vizesi için birkaç seçenek var. İlgili seyahat acentesi ya Pekin ya da Bulgaristan’daki Kuzey Kore temsilciliğinden vize başvurularını yapıyor. Vize için basit bir iki evrak isteniyor. Ancak Pekin üzerinden gidilecekse Çin vizesi için çok daha kapsamlı, zor ve uzun bir süreç yaşanıyor. Kısacası Kuzey Kore vizesini dert etmenize gerek yok!</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İlk başta insana biraz garip gelse de, Kuzey Kore’yi sadece önceden planlanan ve size bildirilen bir devlet tur programı ile gezebiliyorsunuz. Yani size belirtilen yerler dışında başka bir yere gitmek ya da programı değiştirmek mümkün değil. Tabi ki mutlaka duymuşsunuzdur… Tek başınıza otelden çıkmanız ya da “ben tek gezerim, akşam otelde buluşuruz” gibi bir seçenek asla mümkün değil. Mutlaka yanınızda bir devlet görevlisi ya da rehber bulunmak zorunda.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">O zaman gezi notlarımı aktarmaya başlayayım. Esasında Kuzey Kore’de her anın ve her çektiğim fotoğrafın bir hikayesi var. Ancak hepsini burada bir çırpıda aktarmak çok kolay değil. Gezi notlarına başlamadan hemen şunu da söyleyelim, esasında biz bu ülkeye Kuzey Kore diyoruz ancak ülkenin esas adı; “<strong>Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti</strong>” (KDPR).</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Biraz önce söylediğim gibi yola çıkmadan önce beni ilk zorlayan konu Çin vizesi oldu. Çin şu sıralar Türklere vize verme konusunda bir hayli sıkıntı yaratıyor, hatta vermiyor. Tek başınıza Çin’e turist olarak gitmeniz mümkün değil mesela… Biz turist grup vizesi için önceden doldurduğumuz ve onlarca evrak hazırladığımız Çin vizesi için başvurumuzu seyahat tarihinden epey önce gerçekleştirdik. Çin vizesini sorunsuz olarak aldığımda gerçekten Kuzey Kore’ye gidebileceğimi hissettim dersem abartmış olmam. Kuzey Kore vizelerimiz ise Bulgaristan’daki ülke temsilciliğinden alındı. Bize söylenilen ve bildiğimiz, Kuzey Kore vizeleri ayrı bir kağıt şeklinde verilecekti. Yani pasaporta basılmıyordu. Ancak ilk sürprizi bu konuda yaşadık. Kuzey Kore vizeleri pasaportlarımıza basılmıştı. Bunun ülkeye girişte pek bir önceliği ya da farkı yoktu tabi. Ancak İstanbul’dan Pekin’e uçarken pasaportu kontrol eden birkaç yetkili bize nasıl oldu da pasaportlarımıza Kuzey Kore vizesi basıldığını şaşkınlık içerisinde sordu. Hatta arkadaşlarını çağırıp gösterdi.</span></p>
<div id="attachment_9505" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002k-342A5673.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9505" class="size-full wp-image-9505" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002k-342A5673.jpg" alt="" width="567" height="376" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002k-342A5673.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002k-342A5673-250x166.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002k-342A5673-400x265.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002k-342A5673-150x99.jpg 150w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9505" class="wp-caption-text">Sokaklarda dev propaganda posterleri görmek mümkün</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong style="color: #000000; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Uçuş noktası Pekin…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore seyahatimiz, Pekin üzerinden olacağı için gitmişken Pekin’de de birkaç gece kalarak ilginç yerleri gezme fırsatımız oldu. Hem böylece uzun bir uçuşun yorgunluğunu da üzerimizden atmış olduk. Esas heyecan Pyongyang’a uçmak için havaalanına geldiğimizde başladı. Kuzey Kore havayolu şirketi <strong>Air Koryo</strong> ile ordu ve propaganda marşları dinleyerek başkent Pyongyang’a uçuş yaklaşık 1 saat sürdü. Bizimle beraber aynı uçakta 15-20 kişi daha turist vardı. Uçak içerisinde fotoğraf makinem çantada olduğu için elimdeki cep telefonu ile birkaç kare fotoğraf çekmek istedim. İlk cesaret kırıcı uyarı burada geldi. Hostesler fotoğraf çekmemem için birkaç kez uyardılar. Sanırım kendilerinin fotoğraflarının çekilmemesi konusunda hassaslar. Bu uyarıyı sadece bana yapmadılar tabi. Hatta fotoğraf çeken birkaç kişinin makinesinden çekilen fotoğrafları sildirdiler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Uçak inmeye yakın havaalanında teslim edeceğimiz üç küçük form dağıtıldı ve doldurmamız istendi. Bunlardan ilki sağlıkla ilgiliydi ve herhangi bir hastalığımızın olup olmadığı, kullandığımız ilaçlar vs soruluyordu. Bunu uçaktan iner inmez topladılar. İkinci form pasaport kontrolünde alındı. Hangi ülkeden geliyorsunuz, adınız nedir gibi basit bir iki soru sonrasında pasaport kontrolünden de geçtik. Daha sonra bavullarımızı aldık. Üçüncü form ise ülkeye soktuğumuz şeylerle ilgiliydi. Fotoğraf makinesi, kamera, cep telefonu ve üzerimizdeki para gibi bazı şeyleri deklare etmemiz isteniyordu. En hassas ve epey uzun süren son arama havaalanından çıkmadan yapılıyor. Cep telefonlarınız ve pasaportlarınız alınarak kaydediliyor. Deklare ettiğiniz ve formda yazdığınız bilgiler kontrol ediliyor ve çantalarınızın içi inceleniyor. Garip olan ise, yanınızda getirdiğiniz bilgisayar, hard disk, fotoğraf makinesi ya da diğer elektronik cihazlarla pek ilgilenmiyorlar. Esas sorun, ülkeye sokacağınız kitap, dergi ve broşürler… Bu konuda gerçekten çok hassaslar. Sizi devlet turu ile gezdirecek olan rehberlerle de burada tanışıyorsunuz ve deklare ettiğiniz formların altına onlar da imza atıp sizi bu kontrol noktasından sadece bu kişiler çıkarabiliyor. Bizi 2 genç kadın rehber karşıladı. Rehberlerden biri “Dünya Değişmeden” tur firması sahibi Tulga Ozan’ın daha önce geldiğinde de onları dolaştıran kişi olunca samimi ve dostça bir karşılama oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Her şeyin fotoğrafı çekilebiliyor mu?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore’de fotoğraf çekme konusunda o kadar farklı bilgiler okumuştum ki, nerede neyi çekebileceğimiz kısmında biraz da sabırsızlıkla ilk önce bu bilgiyi açıklığa kavuşturmak istedim. Kuzey Kore’de fotoğraf çekmek serbest. Ancak her şeyin ve her yerin fotoğrafını çekmenize tabi ki izin verilmiyor. Yasak olan ve fotoğraf çekimine izin verilmeyen pek çok yer var. Bu konuda küçük birkaç uyarı yapıldı ve esasında pek çok ülkede de geçerli olan, asker ve polislerin fotoğrafını çekmememiz istendi. Tabi mesele fotoğraf olunca yasak olan konular her zaman daha fazla ilgi çekmiştir. Fazla abartmadan asker ve polislerin de fotoğraflarını çekebildim. Bazen otobüsün içerisinden bazen de tele objektifle uzaktan… &#8220;Peki, çekerken gördüklerinde ne oluyor?&#8221; diye soracak olursanız… Bazen kibarca, bazen daha sert bir şekilde çekimin yasak olduğu hatırlatılıyor. Benim şahit olduğum iki üç yerde çekilen görüntüler kontrol edilip silindi. Sanılanın aksine her çektiğiniz fotoğraf birileri tarafından kontrol edilmiyor. Hatta Kuzey Kore’ye gitmeden önce arkadaşlarım çektiğim fotoğrafları ülkeden dışarıya nasıl çıkaracağımı sormuşlardı. Ülkeden çıkarken de, çekim yaparken de kimse gelip benim çektiğim fotoğraflara bakmadı. Bu arada ne olur ne olmaz diye bir B planı da yapmadım değil. Ama onu da başka bir yazıda anlatırım.</span></p>
<div id="attachment_9502" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001-FSMS1428.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9502" class="size-full wp-image-9502" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001-FSMS1428.jpg" alt="" width="567" height="357" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001-FSMS1428.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001-FSMS1428-250x157.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001-FSMS1428-400x252.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/001-FSMS1428-150x94.jpg 150w" sizes="(max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9502" class="wp-caption-text">Kuzey Kore’de asker ve polislerin fotoğrafını çekmeniz yasak</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Konaklama Yanggakdo Oteli’nde</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Pyongyang’da turistlerin kaldığı meşhur Yanggakdo Oteli’nde kaldık. Bizim tüm grubun kaldığı odalar 23. kattaydı. 47. katta ise şehri 360 derece görebileceğiniz döner bir restoran vardı. Ancak camların açısı fotoğraf çekmek için pek elverişli değildi. Yanggakdo Oteli Pyongyang’a gelen turistlerin en çok kaldığı otellerden biri… Odalar temiz ve sorunsuz&#8230; Bu tarz birkaç tane daha turist oteli olduğu söylendi. En sevdiğim ise 23. katta bile açılabilen odamın penceresi oldu. Böylece şehrin bazı fotoğraflarını odamdan da çekme fırsatı yakaladım.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İlk gün otele eşyaları koyduktan sonra, “aç mısınız? İtalyan pizzası sever misiniz?” dendi. Önce bu bir şaka mı diye birbirimize bakındık açıkçası… Şaka değilmiş, bizi hem yerel yemeklerin olduğu hem de fena sayılmayacak İtalyan pizzalar yapan bir restorana götürdüler. Kuzey Kore’yi gezmeye gelen gruplar turistik olarak hizmet veren bu tür restoranlara götürülüyor. Öğlen ve akşam sürekli farklı yerlerde yemek yedik. Buralar önceden planlanmış ve kişi sayısına göre rezerve edilmiş yerler oluyor. Bu konuda bir tercih yapma şansınız yok. Ancak gezi esnasında gerçekten yerel halkın da yemek yediği bazı yerlere de gidebildik.</span></p>
<div id="attachment_9504" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002-342A6424.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9504" class="size-full wp-image-9504" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002-342A6424.jpg" alt="" width="567" height="396" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002-342A6424.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002-342A6424-250x175.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002-342A6424-400x279.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/002-342A6424-150x105.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9504" class="wp-caption-text">Yemek servisi yapan garsonlar bir süre sonra Kuzey Kore şarkıları çalıyor</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Yemekler Lezzetli…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yemekler, biraz Uzak Doğu lezzetlerine alışkansanız size sorunsuz gelecektir. Tavuk ve sebze ağırlıklı yemekler oldukça fazla. Et ve balık daha az kullanılıyor. Tabi ki pilavı unutmak olmaz. Şunu söyleyebilirim ki çok kötü bir yemekle hiç karşılaşmadık. Ama çok iyi onlarca çeşit yemek yedik. Tabi Kore’nin en geleneksel yemeği Kimçi’yi unutmamak gerek. Esasında yemek yerine bir çeşit turşu dersek daha iyi anlatabiliriz sanıyorum. Çin lahanasından yapılan ve yaprakların arasına bazı sebze ve baharat karışımlarının sürülüp, ortalama 24 saat fermantasyon için beklenilen bir turşu çeşidi Kimçi… Hem Kuzey hem de Güney Kore’de sofraların vazgeçilmezidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kore usulü ördek barbekü, soğuk noodle, bibimbap, kuzu ızgara, geleneksel pansangi yemeği, kendi hazırladığımız balık çorbası ve daha pek çok Kore yemeğini oldukça lezzetli bulduğumu söylemeliyim.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yemek yediğimiz hemen hemen bütün restoranlarda garsonlar yemeğin sonuna doğru mini bir müzik şov gerçekleştirdiler. Çaldıkları enstrümanlarla, devrim şarkılarını söylediler, kimi yerde geleneksel kıyafetleri ile dans ettiler. Anlatılan, restoranlara garson alınacağı zaman öncelikle hangi müzik aletini iyi çaldığı sorulurmuş ve müzik provaları yapılırmış.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Geniş caddeler ve toplu konutlar…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Pyongyang merkezi yüksek katlı toplu konutlarla dolu. Buradaki evler devlete hizmet yılınıza, yaptığınız işe ve çocuk sayınıza göre veriliyor. Evler sizin olmuyor. Çoğu evde ya parasız ya da çok küçük bir aidatla kalıyorsunuz. Mülkiyet kavramının olmaması bize biraz garip gelse de, evsiz kimsenin olmadığı, devletin her vatandaşına bakmakla yükümlü olduğu anlatılıyor. Yani kafanızı sokacağınız bir eviniz olsun diye ömrünüzü çalışmakla ve kredi borçlarıyla geçirmekten daha iyi olabilir, kim bilir…</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Pyongyang caddeleri oldukça geniş. Bazı caddeler beş şerit gidiş, beş şerit geliş şeklinde… Bu ülkeye gitmeden önce okuduğum bazı kaynaklarda, neredeyse hiç arabanın olmadığı, boş caddelerde trafik polislerinin görev yaptığı anlatılmıştı. Durum pek de böyle değil açıkçası. Belki 3-4 yıl içerisinde bir değişim yaşanmış olabilir. Ancak bazı caddelerde trafik ışıkları bile var. Araç sayısı tabi ki İstanbul gibi devasa bir şehirle karşılaştırılamaz. Ancak akşamları birkaç yerde trafik sıkıştığı bile oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Ülkede kaynaklar kısıtlı olduğu için elektrik ve su konusunda bazı sorunlar yaşanıyor. Pek çok apartmanın balkonunda ya da penceresinde solar paneller görmek mümkün. Su kesintileri gittiğimiz bazı restoranlarda bile gözümüze çarptı. Sanırım bu kesintiler çok normal karşılandığı için restoranların tuvaletlerinde içi su dolu ya dev bidonlar ya da büyük küvet benzeri su depoları vardı. Kuzey Kore’ye gitmeden önce okuduğum ve değişmemiş olan şeylerden biri bu su kesintileri, ikincisi ise tuvaletlerde olmayan sabunlar oldu.</span></p>
<div id="attachment_9506" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/003-FSMS1161.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9506" class="size-full wp-image-9506" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/003-FSMS1161.jpg" alt="" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/003-FSMS1161.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/003-FSMS1161-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/003-FSMS1161-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/003-FSMS1161-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9506" class="wp-caption-text">Şehirdeki eski binalar dış yüzeyleri renkli boyanarak güzel bir görünüm elde ediliyor. Arka tarafta ise Kore İşçi Partisi Anıtı…</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Halk Çalışma Evi ve eğitim anlayışı…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore’de ilk gördüğümüz ve ziyaret ettiğimiz yapılardan biri “Halk Çalışma Evi” oldu. Burası tüm halkın kullanabildiği yüzlerce odası, toplantı ve konferans salonları olan devasa bir eğitim ve kültür merkezi. Ayrıca ülkenin en büyük kütüphanesi… Kütüphane birkaç yıl önce bilgisayarlı takip sistemine geçmiş. Bu merkeze her yaştan öğrenciler gelip ders çalışıyor ve farklı konularda ücretsiz kurslar (müzik, matematik, İngilizce gibi) alıyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Başka bir gün ilkokul gezisi için Pyongyang’a 40km uzaklıktaki Pyongsong şehrine gittik. Sanırım daha merkezde değil de şehir dışında bir okul seçmelerinin sebebi, daha yerel mekanlarda da eğitim seviyesini gösterme istekleriydi. Kuzey Kore’ye gelen turist gruplarına gösterilen tüm okullar tahmin edebileceğiniz gibi titizlikle önceden belirlenmiş olanlar. Sizinle tanıştırılan öğrenciler de seçilmiş olanlar… Bu gittiğimiz ilkokul Kuzey Kore’nin en başarılı okullarından biriymiş. Önce biraz sınıflar gezildi. Bilim, doğa, hayvanlarla ilgili özel bölümler gösterildi. Daha sonra çocukların bale/dans ve müzik gösterisi izlendi. Okulun bahçesinde ayrı bir bina daha vardı. Burada beni şaşırtan, ilkokul çağındaki onlarca çocuğun pinpon antrenmanı oldu. Bir spor dalında başarılı olmak için nasıl bir çalışma, disiplin ve hırs gerektiğini bu çocukları görünce daha iyi anlıyor insan.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore’de farklı bir gün ortaokul gezisi de yaptık. Bu okulun bazı yerleri yenileniyor ve yeniden yapılıyordu. Bize tuhaf gelse de bazı sınıfların inşaatında o sınıfta okuyan öğrenciler de çalışıyordu. Orada yaşayan bir çocuk ya da ailesi için okuyacağı sınıfı inşa etmek ya da yardımcı olmak son derece doğal bir süreç. Özetle bize anlatılan ve iki farklı okulda gördüğüm şey, sanata, spora, kültüre ve geleneklere sonuna kadar bağlı, disiplinli ve çalışkan öğrenciler yetiştirmeye çalışılan bir sistem…</span></p>
<div id="attachment_9507" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/005k-342A4613.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9507" class="size-full wp-image-9507" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/005k-342A4613.jpg" alt="" width="567" height="395" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/005k-342A4613.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/005k-342A4613-250x174.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/005k-342A4613-400x279.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/005k-342A4613-150x104.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9507" class="wp-caption-text">Kuzey Kore kurucu lideri Kim İl-Sung ve oğlu Kim Jong-İl’in dev boyuttaki heykelleri…</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Liderlere saygı…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore halkı için liderlerinin çok özel bir yeri var. Gördüğüm neredeyse her yetişkinin göğsünde liderlerin fotoğraflarının olduğu rozetler takılı. Bunu gönüllü olarak taktıkları söyleniyor. Özellikle Kim İl-Sung ve Kim Jong-İl’in şehrin farklı yerlerinde özel posterleri ve anıtları mevcut. Bu anıtların en önemlisi de Kuzey Kore kurucu lideri Kim İl-Sung ve oğlu Kim Jong-İl’in dev boyuttaki heykellerinin (Mansudae Grand Monument) olduğu yer. Ülkeyi ziyarete gelen tüm turistler buraya gelmek ve saygılarını göstermek zorunda. Liderlerinin anıtlarını fotoğraflarken kötü fotoğraflar çekmemiz istenmiyor. Sağı solu kesilmiş ya da yamuk fotoğraflar konusunda uyarılıyoruz. Kuzey Kore halkı için “Kim” ailesi onların koruyucuları gibi görünüyor ve her şeylerini onlara borçlu olduklarını düşünüyorlar. Her binada, okulda ve resmi yerlerde liderlere ayrılmış özel bir alan bulunuyor. Bu alanlarda da mutlaka taze çiçekler göze çarpıyor. Kuzey Kore’de sizi bir yerden başka bir yere götürürlerken istediğiniz yerde durmanız mümkün değil. O yüzden ilginç bir şey gördüğünüzde mecburen otobüsün camından da fotoğraf çekmeye çalışıyorsunuz ve bu pek kolay olmuyor. Başkent Pyongyang’da pek çok yerde liderlerinin posterleri ya da anıtlarına çiçek bırakan ve önünde eğilerek saygılarını gösteren yüzlerce kişi görebiliyorsunuz. Ancak belirttiğim gibi hepsini yakından çekme şansınız bulunmuyor. O yüzden Kuzey Kore’de çekilmiş fotoğrafların büyük bir kısmı otobüs ya da araçların içerisinden de çekiliyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Programda olmayan ve bize bir gün önce söylenen, Kim İl-Sung ve Kim Jong-İl’in mozolelerinin bulunduğu Kumsusan Sarayı gezisi de bir hayli ilginçti. Güvenlik sebebiyle ülkede en üst seviyede korunan bu özel yere tahmin edeceğiniz gibi birçok üst aramasından geçerek gidilebiliyor. Fotoğraf çekmek tabi ki yasak. Hatta giyeceğiniz kıyafetler konusunda da son derece hassaslar. Bu uyarılar bize bir gün önce yapıldı ve ne tür kıyafetler giyebileceğimiz anlatıldı. Yırtık kıyafetler, kot pantolon, spor ayakkabı, şapka, güneş gözlüğü gibi kıyafetlerle içeri girilmiyor. Saraya girmeden önce bütün turist grupları bir binada toplanıyor. Daha sonra gruplar halinde sıraya sokularak belli bir düzenle ana bina içerisine giriş yapılıyor. Çantanız, cüzdan, montlarınız gibi üzerinizdeki her şey vestiyerlere teslim ediliyor. Öyle ki içeri girerken son kontrol noktasında üzerinden tükenmez kalem çıkan bir turist epey soruna neden oldu. Neyse, sonuçta uzun bekleyişler ve yürüyüşlerden sonra iki liderin mumyalarının olduğu odalar ziyaret ediliyor. Kullandıkları arabalar, yat, kendileri için özel tasarlanmış tren vagonları, aldıkları nişan ve ödüller özel bölümlerde görülebiliyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kore Savaşı ve Kore Savaşı Müzesi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kore Savaşı, binlerce kilometre uzakta olsak da bizi yakından ilgilendiren bir savaştır. Burada Güney Kore tarafında savaşa katılan Türkiye, Kuzey Kore’de asla bir düşman olarak görülmüyor. Öncelikle bunu söylemek gerek. Tıpkı Çanakkale Savaşı’ndaki Anzaklar gibi görülüyoruz esasında… Gezdiğimiz Kore Savaşı Müzesi’nde içeride fotoğraf çekmek yasaktı, sadece bahçesinde izin veriliyordu. Bu müzede en ilgimi çeken yer, savaşın sonunda Amerika’nın kaybettiğini ve Amerika’nın yanında savaşa giren tüm ülke bayraklarını parçalanmış olarak yerde gösteren diorama oldu. Ancak burada Türk bayrağı katlanmış ve diğer ülke bayraklarından daha yukarıda, basamak benzeri bir yerde duruyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore’de tüm tarih kitapları ve yetkililer savaşı ilk önce karşı tarafın ve Amerika’nın başlattığını anlatıyor. Tüm bu mutsuzluk, savaş ve bölünmüşlük halinin de doğal olarak Amerika’nın yüzünden olduğu söyleniyor. Kuzey Kore’de “önce ordu – güçlü ordu” politikası, emperyalizmin tehdidine karşı koymak ve Amerika’ya karşı kendini savunmak şeklinde açıklanıyor. Ancak son haftalarda yaşanan sıcak gelişmeler kalıcı bir barış anlaşmasının da yolunu açmış gibi görünüyor.</span></p>
<div id="attachment_9508" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/006-342A6123.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9508" class="size-full wp-image-9508" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/006-342A6123.jpg" alt="" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/006-342A6123.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/006-342A6123-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/006-342A6123-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/006-342A6123-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9508" class="wp-caption-text">Küçük kürekli kayıklarla gezintiye çıkan Kuzey Koreliler. Arkada Juche Kulesi…</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Juche Kulesi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Pyongyang’da kuşkusuz en ilgi çeken yerlerden birisi de Juche Kulesi. Adını Kim İl-Sung’un doktrinleştirdiği Juche felsefesinden alan, 170 metre uzunluğundaki anıt kulenin önünde 30 metre yüksekliğinde orak, çekiç ve yazı fırçası taşıyan üç kişinin yer aldığı bronz bir heykel bulunuyor. Kule, şehrin her tarafını panoramik olarak görebileceğiniz en uygun mekan aynı zamanda…</span></p>
<div id="attachment_9509" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/007-342A5717.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9509" class="size-full wp-image-9509" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/007-342A5717.jpg" alt="" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/007-342A5717.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/007-342A5717-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/007-342A5717-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/007-342A5717-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9509" class="wp-caption-text">Dünyanın en derin metrolarından Pyongyang metrosu</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Metro ve diğer ulaşım…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Dünyanın en derin metro hatlarından biri olan Kuzey Kore Pyongyang metrosu olası bir nükleer saldırı sırasında sığınak olarak kullanılabilecek şekilde yapılmış. İstasyonların farklı noktalarında dev çelik kapılar bulunuyor. Yaklaşık 110 metre derinlikte olan bizim girdiğimiz istasyona tek bir yürüyen merdivenle iniliyor. İniş yaklaşık 3-4 dakika sürüyor. Hatlarda, Batı Almanya’dan ikinci el alınmış vagonlar halen çalışıyor. Yenileri ise Kuzey Kore tarafından yapılmış ve kısa bir süre önce hizmete girmiş. Metroyu günde 300 bin kişinin kullandığı söyleniyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Halkın başkentte metro dışında kullandığı diğer taşıtlar, otobüs, tramway, troleybüs ve taksi. Ancak az sayıda olan taksiyi kimler kullanabiliyor pek bilmiyorum. Tüm bu taşıtların dışında halkın büyük bir kısmı ya bisiklete biniyor ya da yürüyor. Her gün işine yürüyerek gidip gelen binlerce kişi görmek mümkün sokaklarda&#8230;</span></p>
<div id="attachment_9510" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/009-FSMS1600.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9510" class="size-full wp-image-9510" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/009-FSMS1600.jpg" alt="" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/009-FSMS1600.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/009-FSMS1600-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/009-FSMS1600-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/009-FSMS1600-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9510" class="wp-caption-text">Kim İl-Sung’un doğum günü kutlamalarında dans eden gençler…</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kim İl-Sung’un doğum günü kutlamaları</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore kurucu lideri Kim İl-Sung’un doğum günü (15 Nisan 1912) tüm ülkede resmi tatil ve çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Biz de 15 Nisan tarihinde “Güneşin Günü” olarak adlandırılan bu özel kutlamalardan bazılarını fotoğraflama fırsatı bulduk. Bu tarihten birkaç gün önce bir sanat merkezini gezerken öğle arasında yüzlerce insan bahçeye çıkarak bir çeşit dans provası gerçekleştirmişti. Sonradan öğrendik ki o gün gördüğümüz dans provaları 15 Nisan içinmiş. Pyongyang’ın çeşitli yerlerinde resmi olmayan pek çok özel etkinlik ve dans gösterileri yapılıyor. Resmi gösteriler ise disiplinli binlerce gencin katıldığı kitle dansları ile yapılıyor ve yaklaşık 1 saat sürüyor. Dans bitiminde de bu gösteriye katılan gençler yine belli bir düzen içerisinde alandan ayrılıyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">15 Nisan akşamında Juche Kulesi’nin tam karşısında, güzel bir nehir gemisi içerisinde akşam yemeğimizi yedikten sonra müthiş bir havai fişek gösterisi izledik. Havai fişek fotoğrafları pek ilgi alanım değildir. Ancak bu gösteri o kadar uzun sürdü ki çeşitli denemeler yapma fırsatı da buldum doğrusu.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Alış-veriş, para birimi…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore’de turist olarak kullanabileceğiniz üç para birimi var. Dolar, Euro ya da Yuan… Kendi para birimi olan Wonu kullanmanız mümkün değil. Gittiğiniz alış-veriş yerlerinde ve diğer tüm harcamalarınızda Dolar, Euro ya da Yuan kullanılıyor. Tabi ki fiyatlar turistler için belirlenmiş ve hiç de ucuz değil. Fiyat hesaplamaları biraz garip ve uzun… Sürekli birkaç para birimi arasında çeviri yapıp duyuyorlar. Örneğin şık bir kafede içtiğiniz Latte’ye 5 Euro ödüyorsunuz ya da kötü baskılı bir t-shirt’e 15 Euro…</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Çok güzel birkaç sanat galerisi de gezdik. Farklı teknikler ve boyutlardaki resimler, heykelcikler, el boyaması eşyalar bu tür şeylere meraklı olanlar için cazip olabilir. Ancak dediğim gibi ucuz bir şey bulmayı beklemeyin.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Ancak bu gezimizde bize bir de sürpriz yaptılar ve sadece yerel halkın gidebildiği bir alış-veriş merkezine gideceğimiz söylendi. Burada ilk ve son defa döviz bozdurup, Kuzey Kore parasını kullanabilecektik. Ancak bir sorun vardı, o da fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktı. Gittiğimiz bu alış-veriş merkezi büyükçe ve üç katlı bir yerdi. Birinci kat, yiyecek, içecek, sebze, meyve türü şeylere ayrılmıştı. Çok küçük bir bölümünde ise birkaç TV ve bir iki çamaşır makinesi vardı. İkinci kat, kadın-erkek-çocuk giyim, ev eşyaları ve ev mobilyası bölümlerine ayrılmıştı. Üçüncü kat ise bizim AVM’ler gibi sadece yemek katıydı. Onlarca farklı restoran ve yemek satıcıları vardı. Zaman zaman bazı noktalarda fotoğraf çekmeye yeltensem de sürekli ikaz edildim. Sadece iki yerde fark edilmeden fotoğraf çekebildim.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Böylece ilk defa yerel bir markette, yerel para birimini kullandık. Markette harcamak için 10 Euro bozdurdum. Yerel çaylar ve bazı yiyecekler alırım diye düşünmüştüm. Aldım da, ancak hiçbir ürünün üzerinde Korece’den başka bir dilde yazı olmadığı için aldıklarım pek işe yaramadı doğrusu. Sonuçta 10 Euro’da bitmedi zaten…</span></p>
<div id="attachment_9511" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/012-342A6532.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9511" class="size-full wp-image-9511" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/012-342A6532.jpg" alt="" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/012-342A6532.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/012-342A6532-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/012-342A6532-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/012-342A6532-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9511" class="wp-caption-text">Panmunjom Köyü, sınırın sıfır noktası…</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Panmunjom Köyü ve DMZ</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kore Savaşı’nda 1953 yılında yapılan ateşkes anlaşması halen geçerliliğini koruyor. Yani henüz bir barış anlaşması imzalanmış değil. Kuzey ve Güney Kore sınırındaki Panmunjom Köyü bir tampon bölge… Savaştan önce adı pek bilinmeyen bu bölge şimdilerde konumu ve tarihi önemi nedeniyle ilgi odağı olmuş durumda. Bu sınır noktasındaki mavi barakalar, 27 Nisan 2018 tarihinde Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un el sıkıştığı sınırın 38. paralel sıfır noktası… Sınır bölgesi bu barakaları da ikiyi bölüyor. Sınır içerisindeki toplantı masasının bile tam ortasından geçiyor. Burada bile 1cm sınır ihlaline izin verilmiyor. Ateşkes anlaşması esasında bu mavi barakalarda değil, sınırdan biraz daha içeride yer alan ve şu anda Barış Müzesi olarak adlandırılan küçük bir barakada imzalanmış. Pyongyang’dan sıfır noktasına gelirken yolda 6-7 asker kontrol noktasından geçiliyor ve yol yaklaşık 3 saat sürüyor.</span></p>
<div id="attachment_9512" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/013-342A6581.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9512" class="size-full wp-image-9512" src="http://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/013-342A6581.jpg" alt="" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/013-342A6581.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/013-342A6581-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/013-342A6581-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2018/06/013-342A6581-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-9512" class="wp-caption-text">Sınır bölgesine yakın Kaesong şehrinden bir kare…</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kuzey Kore hakkında anlatacaklarım esasında bu kadar değil tabi. Ancak bir yerde sonlandırmak gerekiyor. Size şunu söyleyebilirim ki, Kuzey Kore hakkında yalan yanlış pek çok hikayenin ortalıkta dolaşmasının en büyük nedeni, ilgi çekici bir hikayeye herkesin inanabilmesi ve önyargılar… Burada popüler taktikler de işe yarıyor; abartı, komedi, trajedi ve korku… Binlerce kilometre uzakta yaşayan ve çok farklı bir kültüre, imkanlara sahip batılıların, hatta bizim bile Kuzey Kore’yi ve yaşananları anlaması çok zor. Sanırım biraz önyargılarımızdan kurtulup olaya öyle bakmakta fayda var.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/kuzey-korede-degisim-ruzgari/">Kuzey Kore’de Değişim Rüzgarı</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/kuzey-korede-degisim-ruzgari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Farklı bir Güney Kore…</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/farkli-bir-guney-kore/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=farkli-bir-guney-kore</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/farkli-bir-guney-kore/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2015 06:15:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[DMZ]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kore]]></category>
		<category><![CDATA[Qatar Airways]]></category>
		<category><![CDATA[Seoul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fotografbilgimerkezi.com/?p=6266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temmuz ayının başında çok ilginç bir gezi programı ile farklı bir coğrafyaya ve yine uzaklara gittim. Kore Turizm Organizasyonu (KTO) ve Qatar Airways işbirliği ile bu kez yolum Güney Kore’ye düştü.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/farkli-bir-guney-kore/">Farklı bir Güney Kore…</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #696969;"><em><strong><span style="font-size: 16px;">Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır</span></strong></em></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Temmuz ayının başında çok ilginç bir gezi programı ile farklı bir coğrafyaya ve yine uzaklara gittim. <strong>Kore Turizm Organizasyonu (KTO)</strong> ve <strong>Qatar Airways</strong> işbirliği ile bu kez yolum <strong>Güney Kore</strong>’ye düştü. Kore Turizm Organizasyonu’ndaki değerli arkadaşlar pek de turistik olmayan ve aşağıda detaylarını anlatacağım farklı bir gezi programı hazırladı. İyi ki de öyle yapmışlar! Bu gezide yalnız değildim, pek çoğunuzun Issız Adam filminden ve son zamanlarda popüler bir dizi olan Paramparça’dan tanıdığı Cemal Hünal’da bizimle birlikteydi. Kendisinin özel ilgi alanı binicilik ve okçuluk olduğu için Güney Kore’nin en ünlü atlı okçuluk kulübü, okçuluk müzesi gibi ilginç bir iki mekan da programımız içerisinde böylece yer aldı.</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/001-IMG_1887.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6267" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/001-IMG_1887.jpg" alt="001 IMG_1887" width="567" height="592" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/001-IMG_1887.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/001-IMG_1887-287x300.jpg 287w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İsterseniz ilk önce Güney Kore’ye nasıl gittiğimizle başlayalım. Qatar Airways’in Doha aktarmalı Seul uçuşu yaklaşık 12 saat sürüyor. Aktarmadaki bekleme süresi ise genellikle 3-4 saat oluyor. Oldukça konforlu ve sıkıcı olmayan bir uçuştan sonra Seul’de rehberimiz bizi karşıladı. Güney Kore bizden 6 saat ileride olduğu için akşamüstü otelimize ulaşmış olduk. Eşyalarımızı odalarımıza bıraktıktan sonra tüm yorgunluğumuzu unutturan, enfes ginseng tavuk çorbası içmeye gittik. Kore tarzında döşenmiş tek katlı bu sevimli yerde yediğimiz güzel yemek, daha sonra nelerle karşılaşacağımızın ipuçlarını da veriyordu. Yemek konusunu ayrı bir başlık altında yazacağım merak etmeyin!</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/003-IMG_0988.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6268" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/003-IMG_0988.jpg" alt="003 IMG_0988" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/003-IMG_0988.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/003-IMG_0988-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;"><strong>Etkileyici bir şehir: Seul</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Seul, (eski Silan dilindeki adıyla “<strong>Seorabeol</strong>” yani “Başkent”) resmi adıyla “<strong>Seoul Capital City</strong>”, Güney Kore’nin başkenti ve en büyük metropolü. Şehrin nüfusu 10 milyonu çoktan geçmiş. Han River üzerinde bulunan kentin tarihi 2000 yıldan öncesine dayanıyor. M.Ö. 18 yılında Kore’nin Üç Krallığı’ndan birisi olan Baekje tarafından kurulan Seul, Joseon Hanedanlığı ve Kore İmparatorluğu döneminde başkent olmayı sürdürmüş. Şehrin metropol bölgesi Changdeok Sarayı, Hwaseong Kalesi, Jongmyo Tapınağı ve Joseon Hanedanlığı Anıtı olmak üzere 4 adet UNESCO Dünya Mirası alanına sahip. Kent, en yükseği dünyanın en çok ziyaret edilen ulusal parkına da sahip Bukhan dağlarıyla çevrilmiş. Guinness Dünya Rekorlarına sahip modern mekanlar arasında dünyanın en büyük üstü kapalı eğlence parkı Lotte World, dünyanın en uzun köprü şelalesi Moonlight Rainbow Fountain ve dünyanın en büyük sinema ekranına sahip Times Square CGV Starium var. Günümüzde Seul, Kore Savaşı’nın ardından <strong>‘Han River Mucizesi’ </strong>olarak adlandırılan ekonomik büyüme ve gelişme sonrası lider ve sürekli gelişen global bir şehre dönüşmüş. Zaten bunu şehri birkaç saat gezdikten sonra bile anlayabiliyorsunuz.</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/004-IMG_0121.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6269" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/004-IMG_0121.jpg" alt="004 IMG_0121" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/004-IMG_0121.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/004-IMG_0121-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;"><strong>Tapınak’ta 2 gün</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Dedim ya bu gezide pek de turistik olmayan ilginç deneyimler yaşadık diye… İşte merakla beklediğimiz gün geldi. Sabah erkenden kalkıp, <strong>Seoraksan Milli Parkı</strong> içerisinde yer alan <strong>Shinheungsa Tapınağı</strong>’na (Seoraksan) yaklaşık 3 saatlik bir yolculuktan sonra ulaştık. Bu Budist Tapınağı sık ormanlık bir alan içerisinde yer alan milli parkın tam ortasında yer alıyor. Ana kapıdan girdiğinizde sizi biraz ileride 20 metreden yüksek bir Buda heykeli karşılıyor. Bu milli parka Güney Koreli pek çok doğa ve yürüyüş sever akın akın geliyor ve bundan da çok keyif alıyor. Bizi öncelikle tapınakta kalacağımız yere götürdüler. Küçük odalardan oluşan bu misafirhanede erkekler ve kadınlar ayrı odalarda ikişer ve üçer kişi kalıyor. Odaların içerisinde hiçbir şey yok ve yerde yatıyorsunuz. Derken, 2 gün boyunca kullanacağımız kıyafetler verildi ve ilk brifing…</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/006-IMG_1967.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6270" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/006-IMG_1967.jpg" alt="006 IMG_1967" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/006-IMG_1967.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/006-IMG_1967-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;">Tapınak konaklaması, Budizmi merak edenler ve daha yakından tanımak isteyenler için hazırlanmış bir program. Ülke genelinde bu tarz 44 adet manastır bulunuyor. İnanışları ne olursa olsun tapınaklar herkese açık. Tabi önceden kayıt olmak ve rezervasyon yaptırmak şart. ( </span><a href="http://www.templestay.com/" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #000000;">www.templestay.com</span></a><span style="color: #000000;"> ) Tapınaklar kişisel meditasyon da yapılabilen tarihi yapılar. Bu nedenle sessiz olmak, gerekli selamlamaları yapmak ve saygı göstermek ilk esas…</span></span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_0453.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6271" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_0453.jpg" alt="IMG_0453" width="567" height="378" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_0453.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_0453-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Tapınakta kaldığınız sürece, sesli konuşmak, bağırmak, koşmak, şarkı söylemek ya da müzik çalmak pek hoş karşılanmıyor. Ayrıca, yürürken ya da uygun olmayan yerlerde yemek yemek, sakız çiğnemek, alkol almak, sigara içmek, tapınak sınırları dışına çıkmak, izin almadan başka bir budistin fotoğrafını çekmek yasak. Biz de bu kurallara uyarak tapınak içerisindeki çeşitli aktivitelere katıldık. Esas ilginç taraf ise saat 18.00 gibi kapanan milli parktan tüm ziyaretçiler çıktıktan sonra yaşanıyor. Kuş sesleri ve müthiş bir doğa ortasında sadece 3-5 kişi kalıyorsunuz. Ben de bu anları bol bol yürüyerek ve fotoğraf çekerek değerlendirdim. Tapınak yemekleri de ayrı bir konu… Yemeklerin doğayla ters düşmemesi çok önemli, bu yüzden mevsimlik doğal ürünler tercih ediliyor. Yemekler basit ve sade, et yok. İlk gün uyarıldığımız bir diğer nokta, yemek artığına izin yok! Yani mutlaka tabağınıza aldığınız yemeği bitirmek zorundasınız. Benim için bu pek sorun olmasa da sabah kahvaltısında verilen yosun çorbasını bitirirken biraz zorlandığımı itiraf etmeliyim. Yemeklerden sonra bulaşıklarınızı da kendiniz yıkıyor, gerekli yerleri temizliyorsunuz. Akşam yatma saati olan 21.30’da ışıklar kapatılıyor. Neden bu kadar erken yatıyoruz derken, henüz gün ağarmadan 04.00’de kapınız çalınıyor ve ritüellere katılmanız için kaldırılıyorsunuz.</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/008-IMG_2089.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6272" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/008-IMG_2089.jpg" alt="008 IMG_2089" width="567" height="458" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/008-IMG_2089.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/008-IMG_2089-300x242.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;"><strong>Atlı Okçuluk</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Tapınaktan öğlene doğru ayrıldıktan sonra Cemal Hünal’ın ata binip ok atacağı <strong>Sokcho Atlı Okçuluk Kulübüne</strong> gidiyoruz. Burası binicilik ve okçuluk gibi Kore’nin yerel değerlerini koruyan ve yeni nesillere aktaran çok hoş bir yer. Bizi yerel kıyafetleri ile at üstünde 3 genç karşılıyor. Biraz sonra Cemal’de ata binerek okçuluk hünerlerini gösteriyor. Doğrusu etrafta bizi izleyen kişiler, uzaklardan gelen bir yabancının bu kadar başarılı at üstünde ok atacağını tahmin edememiş olmalılar ki alkış kıyamet kopuyor. Onların yaptığı gösteriler de bu işte ne kadar başarılı olduklarını ortaya koyuyor.</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/009-IMG_0838.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6273" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/009-IMG_0838.jpg" alt="009 IMG_0838" width="567" height="381" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/009-IMG_0838.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/009-IMG_0838-300x202.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;"><strong>Hanok evleri</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Gezimizin ilginç bir başka bölümüne doğru yola çıkıyoruz. Bu kez Seul’e yakın <strong>Bukchon Hanok </strong>evlerinde kalacağız. Hanok konaklaması, geleneksel Kore evlerinde yapılan bir konaklama çeşidi. Geleneksel Kore kültürünü ve yaşam tarzını deneyimlemek için bulunmaz bir imkan. Hanok evleri ziyaretçilerin güvenliği ve rahatlığı amacıyla yenilense de geleneksel Kore stili ve çizgisinden asla dışarı çıkmıyor. Hanok evlerinin boyutu oldukça değişken, bazılarında yalnızca yatak odası ve oturma odası varken bazılarında ana bina yanında oldukça büyük misafir binası bulunabiliyor. Bizim kaldığımız Hanok evi “U” şeklinde dizayn edilmiş, küçük bir avlusu olan sevimli bir yerdi. Avluya bakan 4 oda ve ana yapı içerisinde de 3 oda vardı. Misafirperver Güney Koreli aile pek ortada görünmüyor. Ancak eşyalarımızı bir kenara koyup soluklanırken, ev sahibinin bize karpuz ikram etmesi hepimizi oldukça mutlu etti ve güldürdü.</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/010-IMG_0077.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6274" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2015/07/010-IMG_0077.jpg" alt="010 IMG_0077" width="567" height="391" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/010-IMG_0077.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2015/07/010-IMG_0077-300x207.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;"><strong>Yemeklere dikkat! Lezzet patlaması yaşayabilirsiniz.</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Evet, yemeklerden de bahsedeceğimi söylemiştim. Etrafınızda pek çok kişinin bazı yabancı ülkelerde yemek yiyemediği veya şikayet ettiğine şahit olmuşsunuzdur. Bu durumu kişisel olarak pek anlayamıyorum. Mesela Hindistan’a gidip, “aç kaldık” diye söylenen arkadaşlara şaşırıyorum. <strong>Kore mutfağı (Hansik)</strong>, taze ve doğal malzemelerden oluşan, sağlıklı ve dengeli bir mutfak. Sebzelerin büyük bölümü çok hafif pişirildiğinden besin değerini koruyor, haşlama ya da buğulama etler ise az yağlı ve düşük kalorili. Bunun yanı sıra geleneksel soslar ve terbiyeler, kimçi ve jeotgal (tuzlanmış deniz ürünleri), çok uzun süre mayalanmaları gerektiğinden ayaküstü hızlı beslenmenin karşıtı olan yavaş yenen gıdalara iyi birer örnek.</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Kore mutfağında en çok görebileceğiniz birkaç yemeği de yazayım. Öncelikle hemen her yemekte sade veya çeşitli pirinç pilavı geliyor. <strong>Samgyetang</strong> (ginsengli tavuk çorbası), <strong>Bibimbap</strong> (buharda pişmiş pirincin çeşitli sebzeler, et ve çeşnilerle karıştırılmasıyla hazırlanıyor), <strong>Japchae</strong> (patates eriştesi ile çeşitli sebzelerin vok tavada pişirilmesi ile hazırlanıyor), <strong>Doenjang Jjigae</strong> (soya ezmesi yemeği), <strong>Miyeokguk</strong> (yosun çorbası), <strong>Wang-galbi</strong> (dana kaburgalar tatlı bir sosta terbiye edildikten sonra ızgara yapılıyor), <strong>Gimbab </strong>(pirinç ve çeşitli sebzelerin suyosununa sarılmasıyla yapılıyor), <strong>Ggultarae</strong> (ballı pişmaniye denebilir) ve tabi ki <strong>Kimçi</strong> (bir çeşit turşu diyebiliriz)… Baharat tadı ve gevrekliğiyle çok özel bir lezzet olan kimçi, en tanınmış ve ünlü Kore yemeği. Mayalanma sürecine, kullanılan malzemelere, bölgeye ve hava koşullarına bağlı olarak tadı değişiklik gösterdiğinden 200’den fazla kimçi çeşidi bulunuyor.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/farkli-bir-guney-kore/">Farklı bir Güney Kore…</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/farkli-bir-guney-kore/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
