<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>neden fotoğraf çekiyoruz? | Fotoğraf Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.fotografdergisi.com/etiket/neden-fotograf-cekiyoruz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fotografdergisi.com</link>
	<description>Fotoğraf severler için...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Dec 2019 10:53:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>
	<item>
		<title>Neden Fotoğraf Çekiyoruz?</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/neden-fotograf-cekiyoruz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=neden-fotograf-cekiyoruz</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/neden-fotograf-cekiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 21:16:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[neden fotoğraf çekiyoruz?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fotografbilgimerkezi.com/?p=1483</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüzlerce fotoğraf çekiyor ve bunları CD'lere kaydedip, unutup gidiyorsak o görüntüleri kaydetmenin ne anlamı var? Fotoğraf bir belgeleme aracı, ölüme ve yok olup (unutulup) gitmeye karşı bir direnme yolu, bir sanat, bir iletişim şekli...</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/neden-fotograf-cekiyoruz/">Neden Fotoğraf Çekiyoruz?</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt;"><em><strong><span style="color: #000000;">“Yüzlerce fotoğraf çekiyor ve bunları CD&#8217;lere kaydedip, unutup gidiyorsak o görüntüleri kaydetmenin ne anlamı var?”</span></strong></em></span></p>
<p><span style="color: #808080; font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 12pt;"><em><strong>Yazar: Aslı Avcu</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #000000;">Üniversiteye başladığım sene yaptığım ilk iş okulun fotoğraf kulübüne girmekti. Gerçekten ne okuduğumun anlamı yoktu, kendimi fotoğrafa adayabilirdim. Oysa fotoğrafa dair bilgimi ölçmek için dağıttıkları formu görmek bile cesaretimi kırmıştı. Bu kadar karışık bir teknikle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Meğer daha ne zorlukları varmış, onu da sonra anlayacaktım. </span><span style="color: #000000;">Hemen vazgeçmedim. Kendime manuel bir fotoğraf makinesi aldım. Az çok teknik bilgi de edindim. Sıra fotoğraf çekmeye geldi. Makinemi boynuma asıp çıktım sokaklara. Ama ben vizörden insanlara bakacağıma insanlar gözlerini dikmiş, makinesiyle ürkek ve şaşkın gezinen bana bakıyorlardı. Düşündüğümün tam tersi oluyordu. Birinden izin almadan onun fotoğrafını çekmeyi düşünemiyordum. İzin almaksa, kaybolduğunda yol dahi sormayan benim gibi biri için imkansızdı.</span></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #000000;">Fotoğraf makinem kendiliğinden kedilere, bana arkası dönük insanlara, binalara ve tanıdıklarıma yöneldi. Kendimi gizli ajan gibi hissediyordum. Dergilerde veya fotoğraf sergilerinde etkilendiğim fotoğraflara rastladığımda, &#8220;<strong>keşke bu fotoğrafı çekebilecek yetenekte biri olsaydım</strong>&#8221; diye hayıflanıyordum. </span><span style="color: #000000;">Bu arada, ben fotoğraf çekemezken çevremdeki pek çok kişinin fotoğrafa ilgi duyduğunu fark ettim. Sanırım o noktada &#8220;</span><strong style="color: #000000;">neden fotoğraf çekmek istiyoruz</strong><span style="color: #000000;">?&#8221; sorusu kafama takıldı. Cevapları buldukça sorular da artıyordu.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt;">Fotoğraf bir belgeleme aracı, ölüme ve yok olup (unutulup) gitmeye karşı bir direnme yolu, bir sanat, bir iletişim şekli&#8230; Fotoğrafın doğasıyla ilgili pek çok şey yazıldı, söylendi. Ortaya çıktığı günden bu yana fotoğraf da değişti. Kullanım alanları çoğaldı, çoğaltma teknikleri farklılaştı. Belki biraz ileri gitmiş olacağım ama cep telefonları kadar yaygınlaştı. (Zaten çoktandır cep telefonlarıyla da fotoğraf çekmek mümkün). Dolayısıyla amatör fotoğraf üzerine yeni bir şeyler söylenebilirmiş gibi geliyor bana. Mesela yüzlerce fotoğraf çekiyor ve bunları CD&#8217;lere kaydedip, unutup gidiyorsak o görüntüleri kaydetmenin ne anlamı var?</span></p>
<p><span style="color: #000000; font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt;">Geçenlerde Antonioni&#8217;nin “<strong>Bulutların Ötesinde</strong>” filmini izliyordum. Yönetmen rolündeki John Malkovich, filmin başında, yeni filmini çekeceği bir İtalyan kasabasında keşif turu yapıyor. Elinde bir fotoğraf makinesi var. Uygun bulduğu bir binanın fotoğrafını çekerken, &#8220;&#8230;imgelere sıkı sıkıya bağlı biriyim. Bir şeyin fotoğrafını çekmeden gerçekliğini keşfedemem. Etrafımdaki şeylerin fotoğrafını çekmek ve onları büyütmek, onların ardında saklı olanı bulmaya çalışmak&#8230; Mesleğimde bundan başka bir şey yapmadım&#8230;&#8221; diyor. Bu sahneyi izledikten sonra birden, beni de fotoğraf çekmek için harekete geçiren güdünün bu olduğunu fark ettim. Bir nesneyi, bir canlıyı makinenin kadrajı ile sınırlamak, onu mekanın karmaşasından ve gürültüsünden kopartıp almak, dikkat dağıtıcı çevresinden soyutlamak, ona yakından bakmak, onu ortaya çıkarmak,  yani onu görmek! Evet, yalnızca görmek için nesneyi fotoğraflamak. Belgelemek, belleğe kaydetmek eylemleri daha sonra geliyor.</span></p>
<p><a href="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2012/03/neden.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-1484 aligncenter" title="neden" src="http://fotografbilgimerkezi.com/wp-content/uploads/2012/03/neden.jpg" alt="" width="400" height="400" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2012/03/neden.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2012/03/neden-150x150.jpg 150w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2012/03/neden-300x300.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Fotoğrafın yalnızca sanata ve bilime hizmet etmeye yaradığını iddia eden Baudrillard da, fotoğraf makinesinin imgeyi idealleştirip yücelttiğini söylemiş. Camera Lucida adlı kitabında Roland Barthes&#8217;ın da defalarca vurguladığı gibi fotoğraf, imgenin bir zamanlar var olduğunu gösterdiği gibi; fotoğrafçı da, adeta küçük bir çocuk gibi, fotoğrafa bakana, &#8220;<strong>Bak işte! Şuna bak!</strong>&#8221; demektedir. Bu belki de görsel sanatların tamamı için geçerlidir. Ressam Paul Klee de &#8220;<strong>Sanatın işlevi görüneni yeniden üretmek değildir; sanat görünür kılar</strong>&#8220;, derken aynı noktayı işaret ediyor olamaz mı?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #000000; font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Gerçekten de amatör olarak çekilmiş pek çok fotoğrafa baktığımızda; fotoğrafçının söylemek istediği, vurguladığı şeyi hemen kavrarız. Kısa bir an bunun için yeterlidir çünkü daha önce bu fotoğrafın çok benzerini görmüşüzdür. Zaten sahip olduğumuz bir bilginin, yorumlamış olduğumuz bir duygunun izdüşümüdür. Yeniden anlamlandırmamız gerekmez. Görsel imajların yoğun olarak hayatımıza girdiği çağımızda, artık saf bir görmeden söz etmemiz çok güç. Tüm imajlar bir duygu ya da bir düşünceyle eşleştirilmiş gibi. Bunu kırabilmek için gördüğümüz nesneye bir çocuk saflığıyla, ilk kez görüyormuş gibi bakmayı yeniden öğrenmemiz gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;">Yine Roland Barthes&#8217;in Camera Lucida adlı kitabında bir ‘<strong>tekil fotoğraf</strong>’ tanımı var. Diyor ki; &#8220;Fotoğraf  &#8216;gerçekliği&#8217; ikileştirmeden, kararsız bırakmadan (vurgulama, bir birleştirme gücüdür) vurguyla dönüştürürse tekil olur: ikilik, dolaylılık, rahatsızlık olmadan&#8230;  &#8216;Konu&#8217; der amatör fotoğrafçılar için yazılmış bir el kitabı, &#8216;sade ve gereksiz eklemelerden arınmış olmalıdır; buna &#8216;Birliği Aramak&#8217; denir.&#8221; </span><span style="color: #000000;">Barthes, tekil fotoğrafların çabuk algılanır, ayrıntısız ama yaralamayan ve akılda kalmayan fotoğraflar olduğunu söyler. Tekil fotoğraflara bakarken okuma bölünmez. Kavrayış hızlı ve net olur. Fotoğrafı yeniden düşünmeye gerek kalmaz. Şüphe, tereddüt, rahatsızlık yoktur. Fotoğraf unutuluşa terk edilir. Barthes buna karşılık, ayrıntıların bilinçli olarak yerleştirildiği fotoğrafların da kendisini etkilemediğinden bahseder.</span></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><span style="color: #000000;">Barthes&#8217;ın kitabını yazdığı 1970&#8217;lerin sonunda amatör fotoğrafın çoğunlukla anı fotoğraflarından oluştuğunu ve insanların bir geçmiş oluşturmak, albümlerine koymak amacıyla fotoğraf çektiklerini varsayabiliriz sanırım. Günümüzde ise amatör fotoğrafçılar, fotoğrafı teknik ayrıntılarını öğrenmek ve fotoğrafla bir şeyler anlatmak istiyorlar. Yakın zamanda açılan fotoğraf atölyelerine gösterilen yoğun ilginin sebebi böyle yorumlanabilir. </span><span style="color: #000000;">Barthes tekil fotoğraf deyince amatör fotoğrafı değil basın fotoğrafını kasteder aslında. Ve fotoğraf ne kadar etkileyici, ne kadar çarpıcı bir konuya odaklanmış olsa da tekil bir fotoğraf olduğu sürece unutulacağını söyler. Akılda kalan fotoğraf düşündüren, kolayca isimlendirilemeyen fotoğraftır.</span></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Son bir not olarak şu söylenebilir belki:</strong> Eğer görmek, bir zamanlar o şeyin orada olduğuna inanmak için fotoğraf çekiyorsak; nesnelerin temsilleri, nesnelerin yerini almış demektir. O zaman son yıllarda fazlaca üretilen fotoğrafa şaşırmamak gerekir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12px;"><em><span style="color: #000000;">* Bu yazı 2009 yılında Photo Digital dergisinde yayınlanmıştır.</span></em></span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/neden-fotograf-cekiyoruz/">Neden Fotoğraf Çekiyoruz?</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/neden-fotograf-cekiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
