<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gezi Notları | Fotoğraf Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.fotografdergisi.com/gezi-notlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fotografdergisi.com</link>
	<description>Fotoğraf severler için...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Feb 2024 13:41:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Nehir Gemisi ile Tuna’da 5 gün…</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/nehir-gemisi-ile-tunada-5-gun/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nehir-gemisi-ile-tunada-5-gun</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/nehir-gemisi-ile-tunada-5-gun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Feb 2024 13:41:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Keşif ve Ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[Keşif&Ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nehir Gemisi]]></category>
		<category><![CDATA[Tuna Nehri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=15891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezilen yerler arasında çok özel mekanlar da var. Bunlardan biri de Avusturya’daki Melk Kasabası…</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/nehir-gemisi-ile-tunada-5-gun/">Nehir Gemisi ile Tuna’da 5 gün…</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt; color: #808080;"><em><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır</strong></span></em></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bugüne kadar fotoğraf çekmek için daha çok Asya, Orta Doğu ve Uzak Doğu ülkelerine seyahat etmeye çalıştım. Tabi bunun çeşitli nedenleri var ve şimdi geriye dönüp baktığımda iyi ki de öyle yapmışım diyorum. Ne yazık ki bazı coğrafyalardaki karışıklıklar, iç savaşlar ya da çevresel etkiler yüzünden çektiğimiz fotoğrafların bir kısmı artık tekrarlanamayacak… Avrupa için durum epey farklı tabi… Bugün en popüler Avrupa başkentlerinden birine gitseniz şehrin on yıllar boyunca ne kadar az değiştiğini görebiliyorsunuz. Avrupa’da hem gezmek hem de fotoğraf çekmek için gitmek istediğim pek çok yer var. Bunlardan birisi de Viyana’ydı. Yılbaşı öncesi, içerisinde Viyana’nın da olduğu çok özel bir tur programına katıldım.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-15897" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006.jpg" alt="" width="737" height="335" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006-400x182.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006-650x295.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006-250x114.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/006-150x68.jpg 150w" sizes="(max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Türkiye Cruise ve Outgoing sektöründe yaklaşık 20 yıla yakın tecrübesi olan bir ekip tarafından kurulan <strong>InterWorld Turizm</strong> markası olan <strong>Keşif&amp;Ötesi</strong>’nin düzenlediği nehir gemisi turunda keyifli bir 5 gün geçirdim. <strong>5* Deluxe Viva Two</strong> gemisi ile 4 gece 5 gün boyunca Tuna Nehri’ndeki önemli birkaç şehri gezme fırsatı buldum.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Avrupa’nın en hızlı büyüyen ve tercih edilen nehir gemi firmalarından <strong>Viva Cruises</strong> şirketine ait Deluxe Viva Two gemisi 190 yolcu kapasitesi ile yolcularına maksimum rahatlığı sağlayacak şekilde tasarlanmış. 2023 Nisan ayında suya inen ve filonun en yeni gemisi ünvanına sahip olan nehir gemisi, 52 personel ile hizmet veriyor. Daha önce büyük yolcu gemileri ile çeşitli rotalara seyahat etmiştim. Ancak ilk kez tam anlamıyla bir nehir gemisi tecrübesi yaşamış oldum. Öncelikle gezide sosyal medyadan bana gelen sorulardan bazılarının cevaplarını burada kısaca vermek istiyorum.</span></p>
<div id="attachment_15892" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15892" class="size-full wp-image-15892" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi.jpg" alt="" width="737" height="447" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi-400x243.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi-650x394.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi-250x152.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/001-Deluxe-Viva-Two-gemisi-150x91.jpg 150w" sizes="(max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15892" class="wp-caption-text">5* Deluxe Viva Two gemisi</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Merak edilenler…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Nehir gemileri, büyük cruise gemilerinden oldukça avantajlı… Gemide yolculuk eden kişi sayısı oldukça az ve bu da gemiye inip binmede, yemeklerde ve diğer pek çok alanda işinize yarıyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Cruise limanları genellikle şehir dışında. Nehir gemileri ise direkt şehrin kalbine, merkezine yanaşabiliyor. Bu da size fazlasıyla vakit kazandırıyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Nehir gemilerinde genellikle 3 kat bulunuyor. Birinci katta genellikle küçük penceresi olan odalar yer alıyor. 2. ve 3. katta ise büyük panoramik pencereler ya da balkonlu odalar bulunuyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Nehir gemileri ile daha sakin yolculuk yapabilirsiniz. Denizdeki gibi dalga ve sallantılar hemen hemen hiç olmaz. (Gerçi büyük yolcu gemilerinde de büyük bir fırtına olmadıkça sallantı olmuyor.) Bu yüzden, “gemi çok sallanıyor mu?” gibi bir endişeniz olmasın.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Cruise gemilerindeki gibi uzun seyir günleri yoktur. Nehir gemilerinde daha kısa ve genellikle geceleri yolculuk yapılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Küçük çocuklar için eğlenceli aktiviteler, animasyonlar vs yoktur. O yüzden yaş aralığı daha yüksektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">* Restoranlar üç öğün yemek verir. Yolcu kapasitesi sınırlı olduğu için yemekler daha özenli ve hızlı servis edilebilir.</span></p>
<div id="attachment_15893" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15893" class="wp-image-15893 size-full" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri.jpg" alt="" width="737" height="507" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri-400x275.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri-650x447.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri-250x172.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/002-Melk-Benedict-Manastiri-150x103.jpg 150w" sizes="(max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15893" class="wp-caption-text">Melk Benedict Manastırı</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Tuna Nehri’nde Önemli Duraklar</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Şimdi biraz da Tuna Nehri’nde yaptığımız bu gezimizin duraklarından bahsedelim. Nehir gemisi Almanya’nın Nürnberg şehrinden kalktı. Sırasıyla <strong>Passau &#8211; Melk &#8211; Viyana &#8211; Grein &#8211; Linz (Salzburg)</strong> ve Passau’dan geçerek yine Nürnberg’e yanaştı. Bu rota oldukça sakin, rahat ve keyifli bir güzergah. Koşturmaca ve telaş olmadan her şey gayet düzgün bir şekilde işliyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Gezilen bu yerler arasında tabi çok özel mekanlar da var. Bunlardan biri de Avusturya’daki Melk Kasabası… Burası Umberto Eco’nun “Gülün Adı” romanına da esin kaynağı olmuş, dünyanın en büyük Barok eserlerinden birisi olan <strong>Melk Benedict Manastırı’nın</strong> bulunduğu yer. Manastır kompleksi bir hayli büyük, o yüzden aceleniz yoksa gezmek için 2-3 saat ayırabilirsiniz. Fotoğrafik açısından da hem içeriden hem de dışarıdan pek çok farklı açı keyifle fotoğraf çekmeniz için sizi bekliyor. Işığın yönüne ve mevsime göre çektiğiniz fotoğraflar birbirinden farklı olacaktır. Biz dolaşırken Aralık ayında sert bir hava olmasına rağmen kısa bir süre güneş açınca her şey bambaşka oldu. Barok mimarisinin en görkemli yapılarından biri olan Melk Manastırı, Jakob Prandtuer adlı bir mimar tarafından yapımına başlanmış. Onun ölümü üzerine gezginci İtalyan usta sanatçılar tarafından tamamlanmış. 1702-1736 yılları arasında yapılan bu barok mimarinin gösterişli yapılarından biri olan manastır, Avusturya’da Tuna nehri kenarında bulunuyor. Manastırın kütüphanesi de görülmeye değer. İçerisinde 100 bini aşkın nadide kitap ve binden fazla el yazması bulunuyor. Ancak kütüphanede fotoğraf/video çekimi yapılması istenmiyor.</span></p>
<div id="attachment_15895" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15895" class="size-full wp-image-15895" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi.jpg" alt="" width="737" height="487" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi-400x264.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi-650x430.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi-250x165.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/004-Schonbrunn-Sarayi-150x99.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15895" class="wp-caption-text">Schönbrunn Sarayı</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Katıldığım bu programda başta da bahsettiğim gibi beni en çok etkileyen yer <strong>Viyana</strong> oldu. Osmanlı tarihi açısından da önemli bir merkez olan Viyana içerisinde Avusturya nüfusunun yaklaşık dörtte biri yaşıyor. Gemimiz bir gece burada kaldığı için Viyana’yı hem gece hem de gündüz görebilme şansımız oldu. Ancak Viyana birkaç saatle gezilebilecek bir yer değil tahmin edersiniz. O yüzden en çok görmek istediğiniz yerleri önceden belirleyip ona göre bir gezi programı yapabilirsiniz. Sınırlı zamanınız olacağı için müzeleri başka zamana saklamanızı öneririm.</span></p>
<div id="attachment_15896" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15896" class="size-full wp-image-15896" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi.jpg" alt="" width="737" height="474" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi-400x257.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi-650x418.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi-250x161.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/005-Belvedere-Sarayi-150x96.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15896" class="wp-caption-text">Belvedere Sarayı</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bu nehir gemisi turundaki bir diğer önemli durağımız da Salzburg oldu. Gemimiz <strong>Grein</strong> kasabasına yanaştı ve Salzburg’a gidecek olan misafirler indikten sonra bizimle Linz’de buluşmak üzere tekrar hareket etti. Salzburg’a gitmek için otobüsle yaptığımız yolculukta Fuschlsee, Wolfgangsee ve Mondsee gibi muhteşem manzaralı göller bölgesinden geçiliyor. Yol üzerinde durup fotoğraf çekmek için neler vermezdim, ancak organize turların biz fotoğrafçılar için böyle küçük sıkıntıları da olabiliyor. Ben de otobüs penceresinden fotoğraf çekme tekniklerimi biraz geliştirmeye çalıştım.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-15898" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008.jpg" alt="" width="737" height="445" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008-400x242.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008-650x392.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008-250x151.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2024/02/008-150x91.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yaklaşık iki saatlik yolculuktan sonra Avusturya’nın en güzel şehirlerinden birisi olan <strong>Salzburg’a </strong>varıyoruz. Bu şehrin turistik olmasının bir sebebi de Mozart’ın doğum yeri olması. Mozart’ın doğduğu ev şu anda bir müze ve ziyaretçilere açık. Şehirde gezerken Mozart’ın resminin olduğu o kadar çok hediyelik eşya görüyorsunuz ki bir süre sonra hiçbiri şaşırtıcı olmuyor. Dünyanın pek çok yerinde ünlü kişilerin bu tür turistik objeler haline gelmesi bana güzel görünmüyor açıkçası…</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Keşif&amp;Ötesi</strong> tarafından 2024 yılında da pek çok nehir gemisi turu düzenleniyor. Avrupa’nın gözde şehirlerini içeren bu nehir gemisi turları Tuna ve Ren Nehri’nde yapılıyor. Yeni programları <strong>Keşif&amp;Ötesi <a href="https://www.kesifveotesi.com/" target="_blank" rel="noopener">web sitesinde</a></strong> bulabilirsiniz. Seçilen programa göre 7 gece &#8211; 8 günlük nehir gemisi programları hem rahatça gezebilmeniz hem de güzel bir tatil yapabileceğiniz anlamına geliyor. Peki, fotoğraf çekmek için gidilir mi diye soracak olursanız… En güzel fotoğraflar henüz çekilmedi!</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/nehir-gemisi-ile-tunada-5-gun/">Nehir Gemisi ile Tuna’da 5 gün…</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/nehir-gemisi-ile-tunada-5-gun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihin Derinliklerine Seyahat: Mısır</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/tarihin-derinliklerine-seyahat-misir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tarihin-derinliklerine-seyahat-misir</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/tarihin-derinliklerine-seyahat-misir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2023 07:44:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Klasik Mısır turu]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Prontotour]]></category>
		<category><![CDATA[ProntoTour]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihin Derinliklerine Seyahat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=15374</guid>

					<description><![CDATA[<p>Klasik Mısır programında tarihin derinliklerinden çıkan binlerce yıllık eşsiz güzellikleri fotoğraflıyoruz.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/tarihin-derinliklerine-seyahat-misir/">Tarihin Derinliklerine Seyahat: Mısır</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #808080;"><em><span style="font-size: 12pt;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Yazı: Prof. Emre İkizler &#8211; </strong></span><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır</strong></span></span></em></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Antik dünyanın 7 harikasından ikisini barındıran ve “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” listemin ilk onunda yer alan Mısır’a bir türlü gidememiştim. 2000’lerin başından itibaren ülkenin yoğun terör eylemlerine maruz kalması, yaşanan darbeler, sonrasında ise Türkiye-Mısır ilişkilerinin krize girmesi, bu ülkeye fotoğraf amaçlı gezi planları yapmamıza engel olmuştu.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Covid’19 sürecinde evlerimize hapsolup 3-4 yıl boyunca hiçbir ülkeye gidememiş olmak fazladan bir cesaret getirdi mi emin değilim, ama sevgili dostum Ömer Serkan Bakır’ın Mısır turu önerisini hiç düşünmeden kabul ettim. Sürekli birlikte seyahat ettiğimiz fotoğraf grubumuzdaki diğer arkadaşlarımız çeşitli mazeretlerle gelemeyeceklerini bildirince, biz iki fotoğrafçı, fotoğrafçı olmayan insanlarla birlikte Nisan ayı sonunda <a href="https://www.prontotour.com/Misir-Turlari" target="_blank" rel="noopener"><strong>Prontotour</strong></a>’un <strong>“Klasik Mısır”</strong> tur organizasyonuna dahil olduk. Bu süreçte Türkiye-Mısır ilişkilerinin düzelmeye başlaması da vizenin kolaylaşması bakımından sevindirici bir gelişme oldu.</span></p>
<div id="attachment_15389" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15389" class="size-full wp-image-15389" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112.jpg" alt="" width="737" height="396" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112-400x215.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112-650x349.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112-250x134.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/genel-010A6112-150x81.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15389" class="wp-caption-text">Nil Nehri&#8217;nde gün batımında felucalar</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İdeal bir fotoğraf gezisinde uygun mevsim, ışıktan maksimum verim, yerel festivaller gibi pek çok konuyu düşünerek uzun süreli bir araştırma yaparak tarih belirleriz ve sonrasında da yerel turizm firmaları ile görüşerek uygun bir rota belirleriz. Bize ait bir minibüsümüz ve yerel bir rehberimiz olur; biz de yalnızca fotoğrafa konsantre oluruz. Ama bu kez öyle olamayacağı için ilk başta biraz endişelendim elbette. Amacı fotoğraf olmayan kalabalık bir grupla birlikte seyahat etmenin fotoğraf performansımızı etkilemesi kaçınılmazdı. Yine de <a href="https://www.prontotour.com/Misir-Turlari" target="_blank" rel="noopener"><strong>Prontotour</strong></a>’un 8 günlük gezi programı neredeyse görmek istediğim tüm önemli noktaları kapsadığı için ve fiyatı da çok cazip olduğundan bu fırsatı geri tepmedim. İyi ki de öyle yapmışım.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Uygun fiyatlı turların en belirgin risklerinden biri olan charter uçuşları olumsuz etkisini hemen gösterdi ve sabah saatlerinde olması gereken uçuşumuzun öğleden sonraya sarkmasıyla ilk gün programında yer alan Hurgada’yı gündüz gözüyle görememiş olduk. Açıkçası, kendi adıma çok da fazla üzülmedim, çünkü hayalimdeki Mısır gezisi rotasında Hurgada zaten yer almıyordu. Eğer bu turu kendi başımıza ve kendi imkânlarımızla düzenlemiş olsaydık zaten Hurgada’yı programa hiç dahil etmezdik. Yalnızca, ilk önemli ziyaret noktamız olan Luksor’a yakınlığı nedeniyle havaalanının varlığından yararlanmak için düşünülebilirdi, o kadar…</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Sonuç olarak, gezimizin ikinci günü gerçek anlamda ilk günü olarak kayıtlara geçiyor ve sabahın erken saatlerinde güzel bir otobüsle Luksor’a doğru yola çıkıyoruz. Bazılarınızın aklına “yol boyunca ilginç şeyler var mıydı” gibi bir soru gelebilir. Neredeyse bir çöl dokusu üzerinde seyahat ettiğimiz için görüntülemeye değer fazla bir şey olmadığını söylemeliyim. Öte yandan, ülkenin terör korkusunun ne kadar yüksek olduğunu, alınan çok abartılı polisiye tedbirlerden hemen anlıyorsunuz. Hurgada çıkışında tüm turist otobüs ve minibüslerini bekletip kayıt altına alan polis ekipleri, belirli sayıda aracın başına ve sonuna polis araçları ekleyerek konvoylar halinde seyahatlerine izin veriyor. Tüm seyahatimiz boyunca çok sayıda polis kontrol noktasından geçmemiz olayın ciddiyetini anlamamızı sağladı ve neyse ki alınan bu önlemler sayesinde en ufak bir olumsuzluk yaşamadık.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Luksor</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">3 saati biraz aşan bir sürenin sonunda Luksor’a ulaşıyoruz… Öncelikle Nil nehri kıyısındaki Luksor şehrinin 2,5 km kuzeyindeki <strong>Karnak Tapınağı’nı</strong> ziyaret ediyoruz. Tapınağın büyüklüğü ve iyi korunmuşluğu karşısında insanın dili tutuluyor. İnşası M.Ö. 21 yüzyıl ile M.S. 1. yüzyıl arasında çok geniş bir zaman dilimine yayılan tapınak için rahatlıkla “orta büyüklükte bir şehir” tanımlaması yapılabilir. Özellikle büyük Hipostil salonunda yer alan 134 devasa sütunun arasında dolaşırken insan kendisini gerçekten küçük hissediyor. Bazı bölümlerin çatıları bile korunmuş durumda olan komplekste çok sayıda heykel ve duvar süslemesi bulunuyor. Heykellerin bazıları hasar görmüş olsa da genel olarak çok iyi durumda olduklarını söylemeliyim. Hattâ kazınmış ya da kabartma olarak yapılmış olan duvar ve sütun süslemelerinin bir bölümü renklerini bile koruyor. Bu durum bizi ayrı bir şaşkınlık seviyesine taşımakla birlikte fotoğraf çekme iştahımızı da bir kat arttırıyor.</span></p>
<div id="attachment_15375" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15375" class="size-full wp-image-15375" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-010A4107-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15375" class="wp-caption-text">Karnak Tapınağı</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Tapınağı uzaktan ilk kez gördüğümüzde neredeyse tepede olan güneşin yakıcılığı ve konumu için çok hayıflanmıştık. Ancak girinti ve kabartmaları yakından fotoğraflarken bu tarz dokular için belki de en ideal aydınlatmanın bu olduğunu anlayarak halimize şükrediyoruz. Kapalı bir havada ya da sabah ve akşam saatlerinde bu girinti-çıkıntıları bu kadar etkili biçimde görüntüleyemezsiniz; aklınızda olsun… Eğer bizim yaptığımız gibi bir tur programına katılırsanız rehberinizin sizin için belirlediği gezi süresine uymak zorundasınız ama kendi başınıza gezme fırsatınız olursa Karnak’a bir tam gün ayrılabileceğini düşünüyorum; hayal kırıklığına uğramazsınız.</span></p>
<div id="attachment_15376" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15376" class="size-full wp-image-15376" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/001-karnak-995A6964-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15376" class="wp-caption-text">Karnak Tapınapı günün hemen her saatinde turist akınına uğruyor.</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Nisan sonunda havanın görece daha ılıman olabileceğini düşünebilirsiniz ama ne yazık ki öyle değil: Çok sıcaaak! 4 gün boyunca Nil nehri kıyısındaki tüm duraklarımızda gündüz sıcaklıkları 36 ile 39 derece arasındaydı. Geceleri daha insaflı olan 20’li derecelere düşse de bu coğrafyanın sürekli yaşamak için ne kadar çetin bir yer olduğunu hemen anlıyorsunuz.</span></p>
<div id="attachment_15377" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15377" class="size-full wp-image-15377" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4276-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15377" class="wp-caption-text">Luksor Tapınağı</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yaklaşık 3 saat kaldığımız Karnak Tapınağı’ndan hiç istemeyerek ayrılmak zorunda kalıyoruz ve gezimizin sonraki dört gününde bize ev sahipliği yapacak olan nehir gemimize yerleşiyoruz. Gemide geç bir öğle yemeği yiyip 1-2 saat de dinlendikten sonra akşamüstü serinliğinde (33 derece!) <strong>Luksor Tapınağı’nı</strong> ziyaret ediyoruz. M.Ö. 1350’de firavun III. Amenhotep tarafından yapımına başlanan tapınak zaman içinde çeşitli eklentiler yapılarak büyütülmüş ve sonrasındaki tüm uygarlıklar zamanında da çeşitli şapeller, kiliseler ve camiler eklenmiş. Karnak’a göre çok daha küçük ve eklektik bir yapısı olan Luksor Tapınağı’nın şehrin merkezinde ve halkla iç içe olan konumunu etkileyici buluyorum: Nil nehrinin tam kıyısında ve şehrin tam ortasında; tapınak dediğin böyle olur! Sağında solunda palmiyeleri ve akşam saatlerinde aktifleşen yapay aydınlatma sistemiyle burada da çok keyifli fotoğraflar çekmeyi başarıyoruz. Yine devasa sütunlar, nefis duvar süslemeleri ve az sayıdaki büyük heykeller en çok ilgimizi çeken öğeler…</span></p>
<div id="attachment_15378" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15378" class="size-full wp-image-15378" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/002-luksor-010A4486-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15378" class="wp-caption-text">Luksor Tapınağı gece aydınlatması ile çok etkileyici görünüyor.</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Hava tamamen karardıktan sonra akşam yemeği için (kıyıya yanaşmış olarak beklemekte olan ve geceyi de bu şekilde geçireceğimiz) gemimize dönerken, o gün gezdiğimiz iki muhteşem tapınağın binlerce yıl önce yapılmış olmalarına karşın çok iyi korunmuş olmalarına bir kez daha hayranlık duyuyorum. Ayrıca, Mısır hükümetinin turizm işini ne kadar ciddi biçimde yürütmekte olduğu da dikkatimi çekiyor ve takdiri hak ettiklerini düşünüyorum. Aynı anda yüzlerce (gün boyunca binlerce) otobüs dolusu turisti bu merkezlerde kazasız belasız dolaştırmak ve sonrasında bu kadar insanı konaklatacak tesislerin yapımını desteklemek, bunları denetlemek az şey değil. Mısır ekonomisinin çok önemli bir kısmının turizm temelli olduğunu düşündüğünüzde işin önemi çok daha iyi anlaşılıyor tabii…</span></p>
<div id="attachment_15379" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15379" class="size-full wp-image-15379" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667.jpg" alt="" width="737" height="496" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667-400x269.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667-650x437.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667-250x168.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4667-150x101.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15379" class="wp-caption-text">Krallar Vadisi</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Krallar Vadisi</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Geçirdiğimiz muhteşem günün tatlı yorgunluğuyla derin bir uyku çektikten sonra bir başka muhteşem güne merhaba diyoruz. Bu kez firavunların büyük bir bölümünün mezarlarının bulunduğu <strong>Krallar Vadisi’ne</strong> gitmek için Nil nehrinin batı yakasına geçiyoruz. 20 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaştığımız Krallar Vadisi’nin girişinde gördüğümüz otobüslerin çokluğu, içeride karşılaşacağımız kalabalığın da habercisi&#8230; Bu kadar çok turisti bir arada hiç görmediğimden çok eminim ama size aynı anda yaklaşık 30.000 kişinin vadide bulunduğunu söyleyebilirim. Gün boyunca da 200.000 civarında turistin bu merkezi ziyaret ettiğini öğreniyorum. 61 firavunun mezarının bulunduğu vadide, ödediğiniz bilet parası ile yalnızca üç firavunun mezarını gezebiliyorsunuz. Bu kadar çok turisti hızlı bir şekilde alandan uzaklaştırmanın tek yolunun bu olduğunu kabullenerek, önündeki ziyaretçi kuyruğu en kısa olan 7. Ramses’in ve sonrasında da nispeten az ziyaretçisi olduğunu düşündüğüm Merenptah ve 9. Ramses’in mezarlarını ziyaret ediyorum.</span></p>
<div id="attachment_15380" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15380" class="size-full wp-image-15380" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-010A4742-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15380" class="wp-caption-text">Krallar Vadisi &#8211; Mezar Odaları</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">“Kuyruktaki ziyaretçi sayısının az” olması kavramına açıklık getirmek gerekirse, 39 derece sıcaklıkta güneşin bütün yakıcılığı altında her bir kuyrukta 10-15 dakika beklemekten söz ediyorum. Bu süreçte doğal olarak bizim gruptan kopuyorum. Bu mezarlara yerin altına doğru yüksek eğimli uzun koridorlar ile ulaşabiliyorsunuz. Aydınlatma gücü düşük ve renk kayması yüksek olan aydınlatma armatürleri ile aydınlatılan koridorların duvarlarında ve tavanlarındaki muhteşem süslemelerin fotoğraflarını çekmeye çalışırken sabırsız ve saygısız Amerikalı turistlerden çok sayıda dirsek ve omuz darbesi aldığım için çok sinirlensem de hiçbirine karşılık vermiyorum: Tamamen yaptığım işe konsantre oluyorum. Özellikle 9. Ramses’in mezarının tüneli çok uzun (134 metre) ve eğimi çok yüksek. Bu nedenle inmesi ve çıkması en zor olan mezar da o. Ancak kesinlikle bu zorluğa değdiğini söylemeliyim, çünkü içeride çok sayıda oda ve dolayısıyla çok sayıda süsleme var; kesinlikle görülmesi gereken ferah bir mezar…</span></p>
<div id="attachment_15390" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15390" class="size-full wp-image-15390" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER.jpg" alt="" width="737" height="426" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER-400x231.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER-650x376.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER-250x145.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/003-krallar-vadisi-Tut-Ankh-Amun-FOTO-EMRE-IKIZLER-150x87.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15390" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Emre İkizler &#8211; Tut Ankh Amun’un mumyası</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Tüm bu mezarların içinde hiçbir mumya ve hiçbir eşya olmadığını bilmek sizi şaşırtabilir ama korunabilmiş olan tüm mumyaların Kahire’deki yeni müzede, diğer mezar eşyalarının da eski müzede sergilenmekte olduğunu daha önceden öğrenmiştim. Bu durumun tek istisnası ise mezarı 1922 yılında İngiliz arkeolog Carter tarafından keşfedilen son firavun <strong>Tut Ankh Amun’du</strong>. O kadar yol gelip de Tut Ankh Amun’un portresini çekmemek olmazdı; bu yüzden, henüz alana girmeden önce sadece Tut Ankh Amun’un mezarını ziyaret etmek için satılan yaklaşık 10 dolarlık bileti almayı akıl ediyorum. Ekstra bir bedel ödendiği için bu mezarın önünde fazla uzun bir kuyruk yok ama diğerlerine göre çok daha küçük bir mezar yapısı olduğu için giriş ve çıkışlarda çok daha fazla sıkışıklık olduğundan toplam bekleme süresi yarım saati buluyor. Ziyaretçi yoğunluğunun Eminönü altgeçidinin iki katı kadar olduğunu söylersem içerideki sıkışıklığın ve ter kokusunun miktarını tahmin edebilirsiniz sanırım. Çok düşük seviyedeki aydınlatma, inanılmaz yüksek sıcaklık, ter kokusu, itiş ve kakış arasında son firavunun hem portresini hem de boy fotoğrafını çekmekle kalmayıp bir de üstüne, mükemmel durumdaki duvar süslemelerinin videosunu çekmeyi başarıyorum. Geri dönüş yolunda çektiğim görüntüleri izleyen tur arkadaşlarım, o ortamda bunları çekebilmiş olmam karşısındaki şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar.</span></p>
<div id="attachment_15381" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15381" class="size-full wp-image-15381" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261.jpg" alt="" width="737" height="410" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261-400x223.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261-650x362.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261-250x139.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/004-Hatsepsut-995A7261-150x83.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15381" class="wp-caption-text">Hatşepsut</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Krallar Vadisi’nden ayrıldıktan sonra birkaç km ötede bulunan bir başka büyük tapınak olan <strong>Hatşepsut</strong>’a gidiyoruz. Daha önce gezmiş olduğumuz tapınaklardan farklı olarak büyük bir tepenin yamacına inşa edilmiş olan tapınak kesinlikle çok iyi durumda ve kesinlikle görülmeye değer bir yapı. On sekizinci hanedan olan ve M.Ö. 1458’de ölen firavun Hatşepsut adına yapılmış olan tapınak, konumu, farklı mimarisi ve derli toplu yapısıyla diğer büyük tapınaklardan farklı görünüyor. Değişmeyen tek şey “kendinizi çok küçük hissetme” duygusu. Yine dev sütunların desteklediği yapının çatısı tamamen korunmuş durumda ve bu yüzden içerdeki tüm süslemeler de çok iyi durumda…</span></p>
<div id="attachment_15382" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15382" class="size-full wp-image-15382" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER.jpg" alt="" width="737" height="513" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER-400x278.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER-650x452.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER-250x174.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/005-Memnon-FOTO-EMRE-IKIZLER-150x104.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15382" class="wp-caption-text">Fotoğraf: Emre İkizler – Memnon Heykelleri</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Buradan çıktıktan sonra dönüş yolumuz üzerinde bulunan iki dev heykeli görüntülemek için 15 dakikalık bir mola veriyoruz. Söz konusu “oturan firavun heykellerinin” adlarının <strong>Memnon Heykelleri</strong> olduğunu ve M.Ö. 1350’de firavun III. Amenhotep’i tasvir etmek için yapıldıklarını öğreniyorum. Çok iyi durumda olmayan ve her biri yaklaşık 18 metre yüksekliğinde olan bu dev heykelleri 150 metre kadar uzaktan tele objektifimle görüntülemeyi tercih ediyorum.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Çok yorucu ama bir o kadar da tatmin edici bir günün akşamüstünde gemimize döndükten hemen sonra kaptanımızın demir alması ve sakin Nil sularında güneye doğru ilerlerken güvertede bir şeyler içmenin keyfini tanımlamam biraz zor olacak. Oturduğunuz yerden sağlı sollu geçip giden hurma ağaçlarını, üzerine akbalıkçılların konmuş olduğu ağaçları, tek tük evleri, köyleri ve yemyeşil başka bitkilerin oluşturduğu öbekleri izlemek gerçekten insanın ruhunu tazeleyen bir deneyim. Tabii bu süreçte de boş durmayıp fotoğraf çekmeyi, özellikle nehir üstündeki farklı tasarımlı diğer gemileri, küçük balıkçı teknelerini ve yerel adı “feluka” olan geleneksel Nil nehri yelkenlilerini görüntülemeyi de ihmal etmiyoruz. Bu arada biranın ilk kez 6500 yıl önce Mısır’da yapıldığını ve tüm tarihi boyunca Mısır’ın temel içeceği olduğunu, Avrupa’nın bu içeceği ancak Romalıların Mısır’ı işgalinden sonra (yaklaşık 2000 yıl önce) tanımış olduğunu da şaşkınlıkla öğreniyoruz. Günümüz Mısır’ı her ne kadar Müslüman ve Arap bir ülke olsa da bir şekilde bu kültürün korunup çok değişik lezzetlerde bira çeşitlerinin üretilmekte olduğunu görüp deneyimliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Nehir gemileri ayrıntılarda farklılıklar gösterseler de genel olarak benzer tasarımlara sahipler ve 3 katlı yükseklikleri ve ince uzun boyutlarıyla dikkat çekiyorlar. Her sabah bavulları toplamak zorunda olmamak ve çok geniş panoramik camları sayesinde dışarısını çok rahat izleyebilmek gibi avantajları yüzünden Nil nehrindeki bu gemilere bayılıyorum. Nil nehrinin sakin akan sularında son derece konforlu bir ulaşım şekli olduğunu belirtmeliyim. Çok çeşit barındıran yemekleri de gemide yemenin sağlığımızı tehlikeye atmadan beslenmek için çok uygun olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Edfu</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Ertesi sabah gözümüzü açtığımızda kendimizi Edfu şehrinde buluyoruz. Tek atlı faytonlara dörder kişi binerek yaklaşık on beş dakika süren çok keyifli ve bir o kadar da maceralı bir yolculukla ünlü <strong>Edfu Tapınağı’na</strong> varıyoruz. Çok genç ve bıçkın fayton sürücümüzün yolculuğun son dakikalarında faytondan atlayarak önceden husumeti olduğu anlaşılan bir başka fayton sürücüsüyle kavgaya tutuşması sonucunda başıboş kalan atımızı yaşlı bir fayton sürücüsünün sakinleştirmesiyle durabiliyoruz ve sağ salim yere inebiliyoruz. İnince toprağı öpmememin önündeki tek engel yerlerin çamur ve at pisliğiyle kaplı olmasıydı. Bu tür bir macerayı her turist için garanti edemesem de günümüz Mısır’ında başınıza her türlü garip şeyin gelme olasılığı bulunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.</span></p>
<div id="attachment_15383" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15383" class="size-full wp-image-15383" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/006-edfu-010A5303-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15383" class="wp-caption-text">Edfu Tapınağı</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bir başka çok iyi korunmuş yapı olan Edfu Tapınağı’nın çevresi zaman içinde kale duvarlarıyla çevrilmiş. Bu durumun tapınağa ve çevresindeki diğer yapılara fazladan bir koruma sağladığı tartışılamaz ve iyi ki de öyle olmuş… 36 metre yüksekliğindeki dev giriş kapısının ardında görkemli bir şekilde yükselen tapınağın M.Ö. 57 yılında tamamlanmış olduğunu öğreniyorum. Karnak Tapınağı’ndan sonra en büyük ikinci tapınak olduğunu gözlemlediğim yapının en iyi durumdaki antik yapı olduğunu söylemeliyim. Kesinlikle sabah ışığında fotoğraflanması gereken yapının içindeki muhteşem kabartma ve süslemeleri görüntülemeniz bir tam gününüzü alabilir. Ama bizim böyle bir zamanımız olmadığı için yaklaşık iki saat sonra geri dönüş için yine fayton parkında buluşuyoruz. Yine aynı faytona binerken bıçkın sürücüye hâlâ hayatta olmasına sevindiğimizi söyleyerek gülüşüyoruz. Sonrasında İngilizce şarkılar ve Arapça ilahiler eşliğinde gemimize dönüyoruz.</span></p>
<div id="attachment_15384" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15384" class="size-full wp-image-15384" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/007-Kom-Ombo-010A5355-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15384" class="wp-caption-text">Kom Ombo Tapınağı</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kom Ombo Tapınağı</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Öğle vakti demir alan gemimiz güneye doğru ilerleyişini sürdürüyor ve akşamüstü <strong>Kom Ombo Tapınağı’nın</strong> önünde kıyıya yanaşıyor. Resmen tapınağın önüne park ediyor olmamızın şımarıklığıyla grubumuz rahat ve dağınık bir ruh haline bürünüyor. Nil nehrine çok yakın olarak inşa edilmiş olan tapınağın M.Ö. 2. yüzyılda tamamlandığını ve yalnızca bir tapınak değil aynı zamanda bir hastane olarak da işlev gördüğünü öğreniyorum. Duvar resimlerinin bir bölümünde ampute kollu ve ampute bacaklı insan figürleriyle karşılaşınca mekânın bir sağlık merkezi olduğunu daha iyi anlıyorum. Zaman içinde Nil nehrindeki taşkınlar ve yapının bazı taşlarının başka dini yapılar için sökülmesi sonucu biraz hırpalanmış olan Kom Ombo Tapınağı’nın hemen yanı başındaki müzeyi de geziyoruz; 4 yıl önce keşfedilen timsah mumyalarıyla karşılaşarak şaşırıyor ve ilgiyle izliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Asuan</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Hava kararmadan yeniden gemimize binerek güneye doğru ilerleyişimizi sürdürüyoruz ve sabaha karşı <strong>Asuan</strong> şehrine varıyoruz. 200.000 kişiyi aşan bir nüfusa sahip olan şehir, biraz daha güneyine inşa edilmiş olan devasa Asuan Barajı’na da ismini veriyor. Mısır’ın elektrik ihtiyacının büyük bir kısmı bu barajdan karşılanıyor ve burada tutulan su tarımda da kullanılıyor.</span></p>
<div id="attachment_15385" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15385" class="size-full wp-image-15385" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060.jpg" alt="" width="737" height="434" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060-400x236.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060-650x383.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060-250x147.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-010A6060-150x88.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15385" class="wp-caption-text">Ebu Simbel Tapınakları</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Ebu Simbel Tapınakları</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Sabahın kör karanlığında uyanarak otobüslerimize biniyoruz ve Asuan Barajı’nın üzerinden geçerek güneybatıya doğru yaklaşık 3,5 saatlik bir yolculukla <strong>Ebu Simbel Tapınaklarına</strong> (Abu Simbel) varıyoruz. En uzun süre hükümdarlık yapmış olan II. Ramses’in gücünü simgelemek adına kendisi ve eşi Nefertari için yaptırmış olduğu iki tapınak da M.Ö. 13. yüzyıldan kalma. 1960-1970 yılları arasında yapılan Asuan Barajı’nın suları altında kalmaması için 1964-1968 tarihlerde bir UNESCO projesi olarak çok uluslu bir ekip tarafından taşları tek tek kesilerek bulunduğu yerden 198 metre kuzeybatıya ve 64 metre daha yukarıya taşınmışlar. Daha büyük olan II. Ramses Tapınağı’nın girişinde 4 dev Ramses heykeli bulunurken Nefertari Tapınağı’nın girişinde 6 dev heykel bulunuyor. Her iki tapınağın da içerisinde sağlı sollu ikişer dizi büyük heykel yer alıyor. Elinizde olmadan her iki tapınağa da iki kez saygı duyuyorsunuz: Biri ilk kez inşa edenler için, ikincisi de bu eserleri kırıp dökmeden taşıyanlar için… Duvarlardaki ve tavanlardaki muhteşem işlemeleri görüntüleyebilmenin keyfiyle kan-ter içinde Nasr gölü kıyısında bir ağacın gölgesine sığınıyorum. Dönüş yolunda, eksik kalan uykumu tamamlamaya çalışıyorum ama pek de başarılı olamıyorum.</span></p>
<div id="attachment_15386" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15386" class="size-full wp-image-15386" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/008-Ebu-Simbel-995A8282-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15386" class="wp-caption-text">Ebu Simbel</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Bitmemiş Dikilitaş…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Asuan’a öğle sıcağında geri geliyoruz ve gemiye binmeden önce şehrin merkezindeki tepelik bir alanda bulunan <strong>“Bitmemiş Dikilitaş”</strong> adlı ören yerini ziyaret ediyoruz. İçlerinde İstanbul’un da yer aldığı birkaç şehir merkezinde yer alan dikilitaşların tümünün bu taş ocağından çıkma olduğunu öğrenip şaşırıyorum. Sağda solda çeşitli oyukları fark edip bu boşlukların yatay olarak kesilip çıkarılmış dikilitaşların formlarına uygun olduğunu anlıyorsunuz. Üst kotlardan birinde ise siparişi firavun Hatşepsut tarafından Karnak Tapınağına yerleştirilmek üzere M.Ö. 1450’lerde verilmiş olan ve büyük ölçüde tamamlanmışken çatlayarak kullanılamaz hale gelmiş olan bitmemiş dikilitaşı görüyorsunuz. 41,75 metre uzunluğunda ve yaklaşık 1100 ton ağırlığındaki kütlenin bu kadar uğraşıldıktan sonra yarım kalmış olmasına şaşırıyoruz ve biraz da hüzün kaplıyor içimizi.</span></p>
<div id="attachment_15393" style="width: 648px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/bitmemis-dikilitas.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15393" class="size-full wp-image-15393" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/bitmemis-dikilitas.jpg" alt="" width="638" height="709" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/bitmemis-dikilitas.jpg 638w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/bitmemis-dikilitas-400x445.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/bitmemis-dikilitas-250x278.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/bitmemis-dikilitas-150x167.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 638px) 100vw, 638px" /></a><p id="caption-attachment-15393" class="wp-caption-text">Bitmemiş Dikilitaş</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Enerjisi fazla olan arkadaşlarımız civar köylere ve Nil üzerindeki adalara giderken ben uykuya yenik düşüyorum; Ömer de birbirine paralel olarak yanaşmış gemilerin her birinin üst güvertelerine çıkarak nehir üzerindeki felukaları farklı açılardan görüntülüyor. Gemideki son akşam yemeğimiz için buluştuğumuzda herkes birbirine deneyimlerini aktarıyor ve ben uykuyu seçtiğim için kendime kızıyorum. Uzun soluklu seyahatlerde böyle molalar vermenin vücut için iyi bir şey olduğunu düşünerek kendimi avutmaya çalışıyorum; ama nafile… Kaçan balık büyük oluyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Ertesi sabah, son dört gündür evimiz haline gelmiş olan gemimizi terk ederek Asuan Havaalanı’na giderek tarifeli bir iç hat seferiyle Kahire’ye uçuyoruz. Yaklaşık 1 saatlik uçuş sırasında ve indiğimiz Kahire havalimanında klimalardan kaynaklanan şiddetli bir soğukla karşılaşıyoruz. Son günlerimizi neredeyse 40 dereceye varan sıcaklıklar altında geçirdiğimiz için üzerine hiçbir şey almayan gafillerden biri olarak resmen titriyorum. Ertesi gün şiddetli burun akıntısıyla başlayan gribal enfeksiyonu bu olaya bağlıyorum.</span></p>
<div id="attachment_15391" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15391" class="size-full wp-image-15391" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258.jpg" alt="" width="737" height="454" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258-400x246.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258-650x400.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258-250x154.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-010A6258-150x92.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15391" class="wp-caption-text">Eski Kahire ve uzaktan görülen Giza Piramitleri</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kahire</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">24 milyonluk nüfusuyla dünyanın en büyük şehirlerinden biri olan Kahire gerçekten görülmesi ve bir süre yaşanması gereken şehirlerin başında geliyor. Tamamen kaotik bir düzene sahip olan trafikte olmayacak hareketler görüp “şimdi çarptık” diyerek gözünüzü kapatıyorsunuz ve sonra nasıl olup ta çarpışmadığımıza hayret ediyorsunuz. Bazen çok hızlı bazen çok yavaş akan trafik bazen de tamamen kilitleniyor ve dakikalarca olduğunuz yerde beklemek zorunda kalıyorsunuz: İstanbul trafiğinden çok daha kötü…</span></p>
<div id="attachment_15387" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15387" class="size-full wp-image-15387" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178.jpg" alt="" width="737" height="491" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/009-Kavalali-Mehmet-Ali-Pasa-Cami-010A6178-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15387" class="wp-caption-text">Kavalalı Mehmet Ali Paşa Cami</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kahire’deki ilk ziyaretimizi kale içindeki <strong>Kavalalı Mehmet Ali Paşa Cami’ne</strong> yapıyoruz. 1830-1848 yılları arasında yapılmış olan bu büyük cami, dışarıdan pek etkileyici görünmese de konumu, iç aydınlatması ve süslemeleriyle harikulade bir eser… Bu tür yapıların iç mekanları için çok uygun olduğunu düşündüğüm en geniş açılı objektifimle fotoğraf çekmeye dalıyorum ve grubu kaybediyorum. Sonrasında yüksek bir noktadan şehir panoraması çekerken grubun da farklı bir noktada benzer şeyi yaptığını görüp onlara yetişiyorum. Caminin inşa edildiği mevki, dümdüz bir şehir olan Kahire’nin ortasında dev bir sivilceyi andıran yüz küsur metrelik bir tepe… Bu noktadan tüm şehri görebiliyorsunuz; ertesi sabah gideceğimiz piramitleri bile…</span></p>
<div id="attachment_15392" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15392" class="size-full wp-image-15392" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314.jpg" alt="" width="737" height="325" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314-400x176.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314-650x287.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314-250x110.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/010-NMEC-010A6314-150x66.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15392" class="wp-caption-text">NMEC &#8211; Ulusal Mısır Uygarlığı Müzesi</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Daha sonra, 2021 yılında açılan ve kısa adı NMEC olan <strong>Ulusal Mısır Uygarlığı Müzesi’ni</strong> ziyaret ediyoruz. Çok geniş ve yeşil bir alanın ortasına konumlandırılmış olan bu modern yapı çok güzel görünüyor ve mutlaka ziyaret edilmesi gereken müzeler listesinde en başta geliyor. Çok büyük bir yapı değil ama çağdaş bir mantıkla düzenlenmiş; bulunan her şeyi tıkıştırmak yerine 6500 yıllık Mısır tarihinin her döneminden dikkate değer birkaç eser iyi bir düzenlemeyle bir araya getirilmiş. Gezerken yorulmuyorsunuz ve keyif alıyorsunuz. Alt katta ise yağmacıların elinden kurtarılmış olan tüm firavun mumyaları yer alıyor. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu bu bölümü gezerken “iyi ki Tut Ankh Amun’un mumyasını çekmişim” diye düşünüyorum. Müzenin çıkış bölümünde ise nezih bir ortamda hediyelik eşyalar alabiliyorsunuz. Daha önce ziyaret ettiğimiz her tapınak ya da müzenin çıkışlarında da bu tür satış yerleri var ama orada her şey kavga-dövüş ve pazarlık mücadelesiyle geçerken burada büyük bir sessizlik içinde, üzerinde fiyat etiketi bulunan eserleri sorunsuzca satın alabiliyorsunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Akşamüstü, Kahire’nin belki de en güzel bölgesi olan “eski şehir” bölgesine gidiyoruz. Burasını İstanbul’un Sultanhamam ya da Tahtakale semtlerine benzetebilirsiniz. Araç trafiğinde yaşanan karmaşanın insan trafiğinde yaşanan halini hayal etmeniz yeterli; inanılmaz bir insan kalabalığının içine dalıyoruz. Bir fotoğrafçı için cennetten farksız: Her yer ve her şey fotoğraf… Karmaşa yüzünden ilk başta biraz zorlanıyoruz ama kısa sürede bu kaotik düzenin ritmine alışıyoruz ve gezinin en güzel portrelerini burada çekiyoruz. Rengarenk arka planlar önünde yerel giysili halktan farklı karakterleri çekerken bir o kadarını da çekemediğimiz için hayıflanıyoruz. Güneş etkisini iyice kaybettiğinde tarihi cami ve kiliselerle dolu meydanda park etmiş olan otobüsümüzü bulup otelimize gidiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Gize Piramitleri</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Ertesi sabah büyük gün… Neden mi? Çünkü antik dünyanın 7 harikasından biri olan Keops Piramidini görmek üzere Gize’ye gidiyoruz… Üç büyük piramidi önceki gün çok uzaktan görmüş ve tele objektifim ile fotoğraflarını çekmiştim ama bu muazzam yapıları yakından görmek gerçekten başka bir şeymiş… Şehrin kenar mahallelerinin piramitlerin dibine kadar sokulmuş olmasına sinirleniyorum ama yapacak bir şey yok. Otobüsten inip Ömer’le birlikte <strong>Keops</strong> Piramidinin çevresinde bir tur atmamız yaklaşık 30 dakikamızı alıyor. Firavun Khufu adına yapılan anıt mezarın taban kenarı 230 metre ve günümüzde biraz aşınmış olan yüksekliği ise 139 metre: Dünyada hiçbir şey aynı kalmıyor… Pamuk gibi bulutların gökyüzünde dans etmeleri, zaman zaman da güneşle aramıza girerek bizimle oyun oynamaları bazı değerli dakikaları kaybetmemize yol açsa da bomboş bir gökyüzünden çok daha etkili fotoğraflar çekmemizi sağlıyor. Yaklaşık 4500 yaşında olan Keops Piramidi yapılırken bu coğrafyada hiç devenin olmadığını ve develerin yaklaşık 1000 yıl önce Arapların bölgeye yerleşmesiyle geldiğini öğreniyorum. Şu anda çok sayıda deve binlerce turisti sırtlarında taşıyarak önemli bir işlev üstlenmiş durumdalar…</span></p>
<div id="attachment_15388" style="width: 747px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15388" class="size-full wp-image-15388" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607.jpg" alt="" width="737" height="433" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607.jpg 737w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607-400x235.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607-650x382.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607-250x147.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2023/06/011-giza-010A6607-150x88.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 737px) 100vw, 737px" /></a><p id="caption-attachment-15388" class="wp-caption-text">Gize Piramitleri</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İkinci büyük piramit <strong>Kefren</strong> ise daha dik bir yapı ve taban kenarı 215 metre iken yüksekliği 136,4 metreye ulaşıyor. Zemin olarak da daha yüksek bir kota oturduğu için daha büyük görünüyor. Diğer ikisinden daha küçük olan <strong>Menkaure</strong> (Mikerinos) ise 65,5 metre yüksekliğinde… Menkaure Piramidinin hemen yakınında ise daha küçük boyutlarda üç piramit daha yer alıyor. Piramitlerin arasından salına salına geçen deve kervanlarını da kadrajlarımıza alarak çok sayıda fotoğraf çekiyoruz. Sonrasında otobüsümüze yetişmek için koşturuyoruz ve bunu başardıktan sonra hep birlikte 1,5 km ötedeki ünlü efsanevi yaratık <strong>Büyük Gize Sfenks’ine</strong> gidiyoruz. Aslan gövdeli insan başlı 73 metre uzunluğundaki bu müthiş heykeli kadrajımıza sığdırmakta çok zorlanıyoruz ve hain bulutlar da sürekli dalga geçiyorlar biz fotoğrafçılarla. Farklı açılar, uzaklıklar ve yükseklikler deneyerek en sonunda ilginç birkaç kare çekmeyi başarıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İşimizi bitirip otobüsümüze bindiğimizde, inanılmaz bir yorgunluğun akmakta olduğu yüzümüze önleyemediğimiz geniş bir gülümseme eşlik ediyor; bir de “artık ölsem de gam yemem” duygusu… Buradan da eski <strong>Mısır Müzesi’ne</strong> gidiyoruz ve Kahire’deki son saatlerimizi müze kapanana kadar antik Mısır’ın değişik bölgelerinden gelen olağanüstü eserleri izleyerek geçiriyoruz. Neyse ki müzenin sıcaklığı ideal derecede… Matruşkalar gibi içi içe geçmiş firavun tabutları ve üstlerindeki inanılmaz işlemeler ilgimizi çekiyor. Ve de tabii altından yapılmış firavun maskeleri…</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>İskenderiye…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kahire’de geçirdiğimiz baş döndürücü iki günün ardından son günümüzde otobüsle Akdeniz kıyısındaki İskenderiye’ye geçiyoruz. 1,5 saatlik yolculuğumuz görsel olarak çok sayıda öğeyle dolu. Nil deltasının verimli topraklarında tarım, sanayi ve konut çeşitlerinin ilginç örneklerini izleyerek İskenderiye’ye varıyoruz. Şehrin deniz kenarındaki konumu ve sahil yolunun hemen yanında yükselen bina dizilerini Casablanca ve biraz da Selanik’e benzetiyorum. Denizin rengi müthiş ama dalgaların boyu çok yüksek. Bu yüzden hiç kimsenin denize giremediği bir sahil şehri olarak aklımda kalıyor İskenderiye. Minik bir şehir turu atıyoruz ve bitişik nizam rengarenk eski apartmanların süslü detaylarına hayran kalıyorum. Şehrin mimari dokusuyla büyük kontrast oluşturan yeni kütüphane binasını da yadırgıyorum ama görüntülemeye değer buluyorum.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Sonrasında havaalanına gidiyoruz. Mısır’ın en modern şehri olduğunu düşündüğümüz İskenderiye’nin havaalanı girişindeki karmaşa ve gereğinden uzun süren kontrollere rağmen çok güzel bir gezi yapmış olmanın huzuruyla 1,5 saate varan rötarı da sineye çekiyoruz. Uçağımız muhteşem bulutların üzerinde yükselirken seyahatler konusunda tutucu davranmanın ne kadar gereksiz olduğunu düşünüyorum. Harika bir ülkeye gitmek için ille de fotoğrafçı bir grupla birlikte hareket etmemiz gerekmediğini daha iyi anlıyorum. Fotoğrafçı olmasalar da güzel insanlarla tanışmanın, olaylara farklı bakan insanlarla farklı deneyimler yaşamanın ve unutulmaz anıları biriktirmenin keyfiyle güzel ülkemize geri dönüyoruz.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/tarihin-derinliklerine-seyahat-misir/">Tarihin Derinliklerine Seyahat: Mısır</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/tarihin-derinliklerine-seyahat-misir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemiyle Birlikte Değişen Seyahat Trendleri</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/pandemiyle-birlikte-degisen-seyahat-trendleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pandemiyle-birlikte-degisen-seyahat-trendleri</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/pandemiyle-birlikte-degisen-seyahat-trendleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Nov 2021 12:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Pandemiyle Birlikte Değişen Seyahat Trendleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Trendleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=13530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemi nedeniyle sağlıklı yaşamın ön plana çıkması insanların spor, beslenme gibi konulara ilgisini artırdı.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/pandemiyle-birlikte-degisen-seyahat-trendleri/">Pandemiyle Birlikte Değişen Seyahat Trendleri</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Hilton, seyahat alışkanlıklarındaki değişimi analiz etti. Pandemi nedeniyle sağlıklı yaşamın ön plana çıkması insanların spor, beslenme gibi konulara ilgisini artırdı. Araştırmaya göre, pandemiyle birlikte artan dijital çözümler, gezginlerin temassız check-in, dijital anahtar gibi uygulamalara talebini artıracak.</strong></span><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-13531" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1.jpg" alt="" width="709" height="472" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1.jpg 709w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1-250x166.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1-400x266.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1-650x433.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/11/1636036475_Hilton_2022_Trend_Raporu_Gorsel1-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Pandemi sürecinde seyahat alışkanlıklarının dünya genelindeki değişimini analiz eden Hilton tarafından gerçekleştirilen <strong>&#8220;2022 Gezgini: Yükselen Trendler ve Yeniden Şekillenen Gezgin Tanımı&#8221;</strong> adlı araştırma, geçtiğimiz yıldan bu yana seyahat alışkanlıklarında köklü değişimler olduğunu gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre, sadakat programlarından yemek tercihlerine, sürdürülebilirlik çözümlerinden tasarıma; pandemi, insanların seyahat beklentilerinde büyük farklılıklara neden oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Evcil hayvanla birlikte seyahat etmeye ilgi arttı</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Araştırmaya göre, sağlıklı yaşamın ön plana çıkmasıyla birlikte insanların spor ve egzersiz alışkanlıkları değişti. Sağlık hizmetlerine artan ilgi ise spa ve holistik tatil deneyimine talebi de beraberinde getirdi. Herkesin evinde ekşi mayalı ekmek gibi farklı lezzetler pişirmeye yöneldiği karantina dönemi, gastronomi seyahatlerine olan ilgiyi de etkiledi. Bunun yanı sıra, salgınla birlikte evcil hayvan sahiplenme oranındaki artış, evcil hayvanla birlikte seyahate olan ilgiyi artırdığı için oteller köpek parkları gibi hayvanların vakit geçireceği alanlar yaratmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Geçtiğimiz yıldan bu yana popülerliği artan bir diğer kavram ise sürdürülebilirlik oldu. İnsanlar, gezegenin sürdürülebilirliğine daha fazla önem vererek güneş enerjisiyle çalışan fırınlara ve elektrikli scooter’lara yönelmeye başladı. Kendin Yap (Do It Yourself – DIY) akımı, bitki yetiştirmeye olan eğilim ve uzaktan çalışabilecek alan arayışı insanların otel mimarisine yönelik algısını değiştirirken, sadakat programlarının yükselişiyle müşteriler için artan kişiselleştirilmiş imkanlar ve avantajlar ise daha fazla ön plana çıkmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Her trend, değişimi yönlendiren belirli içgörüleri ve verileri gözler önüne sererken; pandemiyle birlikte yeniden şekillenen gezgin tanımını dört maddede özetliyor:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kaos üretkenliği beraberinde getirdi. Sağlanan kolaylıklar seyahatlerde de aranacak:</strong> İnsanlar hayatlarının birçok alanında inovatif çözümleri benimsedi. Bu nedenle tatillerde temassız check-in ve check-out işlemi, dijital anahtar gibi çözümlere talebin artması öngörülüyor.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Sağlığa verilen önem spor salonlarının ötesine geçecek:</strong> Yeni çalışma düzeniyle birlikte değişen rutin ve alışkanlıklar, gezginlerin seyahatleri sırasında spora daha fazla zaman ayıracağını gösteriyor.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Yeni ilgi alanları edinen gezginler daha rafine zevklere ve tercihlere sahip olacak:</strong> Yeni ve tazelenmiş hobiler, 2022 yılında gezginleri daha bilgili ve sofistike olmaya yönlendiriyor. İnsanların hobileriyle entegre seyahatler planlamaya yönelmesinin spor ve gastronomi seyahatlerine olan talebi artıracağı düşünülüyor.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>İnsanlar çevresine daha ilgili olmaya başlayacak:</strong> Pandemi sürecinde aile ve arkadaşlardan ayrı kalınmasının 2022&#8217;de geniş ailelerin bir araya geldiği kalabalık seyahatleri artıracağı öngörülüyor. Ayrıca, insanarın seyahatlerini planlarken çevresel ve toplumsal konulara daha duyarlı markalara yönelmeleri bekleniyor.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Seyahati, mental sağlığın hayati bir parçası olarak gören <strong>Klinik Psikolog Dr. Kate Cummins</strong>, <em>“Pandemi seyahat endüstrisini etkiledi. Ancak bununla birlikte, pandeminin gezginler üzerinde de önemli psikolojik etkileri oldu. Gezginlerin alışkanlıkları değişse de, seyahat etmenin psikolojiye olumlu etkileri aynı kalmaya devam ediyor. Zorlu geçen iki yılın ardından yapılan seyahatlerin insanları psikolojik açıdan olumlu etkileri olacağı yadsınamaz bir gerçek”</em> dedi.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/pandemiyle-birlikte-degisen-seyahat-trendleri/">Pandemiyle Birlikte Değişen Seyahat Trendleri</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/pandemiyle-birlikte-degisen-seyahat-trendleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mükemmel Görüntüler Elde Edebileceğiniz Termal Oteller</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/mukemmel-goruntuler-elde-edebileceginiz-termal-oteller/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mukemmel-goruntuler-elde-edebileceginiz-termal-oteller</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/mukemmel-goruntuler-elde-edebileceginiz-termal-oteller/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2021 03:30:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Termal Oteller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=13024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlık turizmi açısından büyük bir öneme sahip kaplıca suları, termal oteller aracılığıyla ziyaretçilerine sunulmaktadır.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/mukemmel-goruntuler-elde-edebileceginiz-termal-oteller/">Mükemmel Görüntüler Elde Edebileceğiniz Termal Oteller</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Simgesel güzellikleri bünyesinde barındıran Türkiye, tertemiz doğası ve coğrafi özellikleri ile doğa turizmi açısından ilk sıralarda yerini almaktadır. Yemyeşil doğası ve masmavi denizinin yanı sıra Türkiye’yi öne plana çıkaran bir diğer özelliği de kaplıcalarıdır. Sağlık turizmi açısından büyük bir öneme sahip kaplıca suları, termal oteller aracılığıyla ziyaretçilerine sunulmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Türkiye’nin birçok noktasında kaplıcalar bulunduğu için şifa amacıyla çok farklı seçeneklere sahiptir. Siz de derdinize bir yandan eğlenirken diğer yandan şifa bulmak isterseniz, <strong><em><a style="color: #000000;" href="https://otelleri.net/termal" target="_blank" rel="noopener">termal oteller</a></em></strong> arasında seçiminizi yaparak unutulmaz bir tatil planı oluşturabilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-13025" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1.jpg" alt="" width="709" height="531" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1.jpg 709w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1-250x187.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1-400x300.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1-650x487.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1-150x112.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>İhlas Armutlu Tatil Köyü</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Konuklarına hem benzersiz bir doğa tatili hem de sağlık dolu günler vadeden İhlas Armutlu Tatil Köyü, Yalova iline bağlı Armutlu ilçesinde yer almaktadır. Yalova Otogarı’na 54 kilometre ve en yakın havalimanı olan Bursa Yenişehir Havalimanı’na ise 95 kilometre uzaklıktadır. Sadece oda konseptinde konuklarına tesisin ana restoranında Anadolu ve dünya mutfağının en seçkin yemekleri servis edilmektedir. Denize sıfır konuma sahip otel, kendisine ait plaj alanına sahiptir. Otelin 2 adet açık yüzme havuzu ve 6 adet kapalı yüzme havuzu bulunmaktadır. Havuzların bazıları termal sular ile doldurulup hastalıklara şifa olmaktadır. Termal havuzların yanı sıra benzersiz bir dinlenme deneyimi yaşamanız için tesis bünyesinde balık terapi, çamur terapi, masaj, sauna, Türk hamamı ve Fin hamamı gibi hizmetler sunulmaktadır. Siz sağlık dolu anlar yaşarken, çocuklarınızın eğlenebilmesi içinse çeşitli aktiviteler düzenlenmektedir. Yalova’da şifa dolu bir tatil için <strong><em><a style="color: #000000;" href="https://otelleri.net/hotel/ihlas-armutlu" target="_blank" rel="noopener">İhlas Armutlu</a></em></strong>, unutulmaz bir tatil fırsatı sunmaktadır.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-13026" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2.jpg" alt="" width="709" height="531" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2.jpg 709w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2-250x187.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2-400x300.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2-650x487.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-2-150x112.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Balçova Termal Otel</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Balçova Termal Otel, İzmir iline bağlı Balçova ilçesinde şifa kaynağı olan kaplıca sularını konuklarına sunmaktadır. Otelin İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na uzaklığı 18 kilometre ve İzmir Otogarı’na uzaklığı ise 24 kilometredir. Tam pansiyon konsepti ile hizmet veren tesis bünyesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’de bulunmaktadır. Lezzet şöleni yaşatabilmek için 1 adet a’la carte restoran ve 1 adet ana restoranı ile eşsiz yemekleri servis etmektedir. Denize 750 metre uzaklığı bulunan otelin kendisine ait plajı bulunmadığı için otel konukları halk plajını kullanmaktadır. 8 adet farklı büyüklükte havuzlara ev sahipliği yapmakta ve bunların 2 tanesi sadece kadınlara özel sunulmaktadır. Havuzları, termal su ile doldurulduğu için eğlenirken bir yandan da şifa bulmanıza olanak tanımaktadır. Ruhen ve bedenen dinlenerek stresten arınabilmeniz için 37 adet termal küvetli banyo odasına, saunalara, buhar odasına ve fitness merkezine ev sahipliği yapmaktadır. Sağlık turizmi yapmayı planlayanlara özel <strong><em><a style="color: #000000;" href="https://otelleri.net/hotel/balcovatermal" target="_blank" rel="noopener">Balçova Termal</a></em></strong>, eşsiz olanakları ile huzur dolu bir tatil yaşatmaktadır.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-13027" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3.jpg" alt="" width="709" height="475" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3.jpg 709w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3-400x268.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3-650x435.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-3-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Sheraton Çeşme Hotel Resort &amp; Spa</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İzmir’in en popüler turistik noktalarından birisi olan Çeşme’de hizmet veren Sheraton Çeşme Hotel Resort &amp; Spa, konforlu bir tatilin kapılarını aralamaktadır. Çeşme Otogarı’na 8 kilometre uzaklıkta bulunan otelin İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na uzaklığı 87 kilometredir. Konuklarını yarım pansiyon konsepti ile ağırlamakta olup, 3 adet a’la carte restoranı ve 1 adet ana restoranı ile Türk ve dünya mutfağının eşsiz lezzetlerini tatmanıza olanak tanımaktadır. Denize sıfır konuma sahip otelde özel plaj alanı, 2 adet açık havuz ve 1 adet kapalı havuz bulunmaktadır. Havuzların 2 tanesi termal havuz özelliği taşımaktadır. Otelde sunulan diğer termal olanaklar ise terapi küvetleri ve thalasso terapi uygulamasıdır. Ayrıca buhar odası, kese, Türk hamamı, sauna, masaj ve jakuzi gibi Spa &amp; Wellness olanaklarına da sahiptir.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/mukemmel-goruntuler-elde-edebileceginiz-termal-oteller/">Mükemmel Görüntüler Elde Edebileceğiniz Termal Oteller</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/mukemmel-goruntuler-elde-edebileceginiz-termal-oteller/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhteşem Fotoğraflar İçin En Uygun Yerlerden Olan Kızkalesi</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/muhtesem-fotograflar-icin-en-uygun-yerlerden-olan-kizkalesi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=muhtesem-fotograflar-icin-en-uygun-yerlerden-olan-kizkalesi</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/muhtesem-fotograflar-icin-en-uygun-yerlerden-olan-kizkalesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 09:25:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Gezinomi]]></category>
		<category><![CDATA[Kızkalesi otelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin Kızkalesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=12972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin’in Erdemli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kızkalesi, Mersin ziyareti sırasında ziyaret edilen en önemli bölgeler arasında yer almaktadır.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/muhtesem-fotograflar-icin-en-uygun-yerlerden-olan-kizkalesi/">Muhteşem Fotoğraflar İçin En Uygun Yerlerden Olan Kızkalesi</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Mersin’in Erdemli ilçesi sınırları içerisinde bulunan <strong>Kızkalesi</strong>, Mersin ziyareti sırasında ziyaret edilen en önemli bölgeler arasında yer almaktadır. Mersin’e 60 kilometrelik mesafede bulunan ve deniz kıyısında yer alan Kızkalesi, oldukça geniş bir tarihe sahiptir. 1199 yılında 1. Leon tarafından inşa ettirildiği bilinen Kızkalesi, deniz kıyısına ise sadece 600 metrelik bir mesafededir. Küçük bir adacık üstüne inşa edilen Kızkalesi, görülmesi gereken en önemli yerler arasındadır. Kızkalesi inşası ise oldukça ilgi çekici bir hikâyeye sahiptir. Geçmiş dönemlerde hüküm süren bir kralın kızının geleceğini görmesi amacıyla bir falcıya fal baktırır. Falcı tarafından hükümdara kızının bir yılan sokması neticesinde öleceğini söylemesi üzerine 1. Leon tarafından adanın üstüne Kızkalesi’ni inşa ettirerek kızını buraya kapatır. Hükümdar kalede kalan kızına üzüm gönderdiği esnada sepet içinde bulunan yılanın kızını sokmasıyla üzerine kızı hayata gözlerini yumar. İlgi çekici bir hikâye olması nedeniyle yerli ve yabancı turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilen bir bölgedir.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-12974" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k.jpg" alt="" width="709" height="443" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k.jpg 709w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k-250x156.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k-400x250.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k-650x406.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-k-150x94.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kızkalesi otelleri ise yakın bir bölgededir. Konforlu otel odalarının yanı sıra Kızkalesi bölgesinde gezilebilecek ve görülebilecek bölgelere yakın olması nedeniyle de tercih edilmektedir. Ancak <strong><a style="color: #000000;" href="https://www.gezinomi.com/otel/kizkalesi-otelleri" target="_blank" rel="noopener">Kızkalesi otelleri</a></strong> hakkında detaylı bilgi vermeden önce Kızkalesi bölgesinde gezilecek ve görülecek bölgeler hakkında bilgi vermek daha doğru olur. Mersin ziyaretiniz sırasında Kızkalesi çevresinde gezilebilecek ve görülebilecek birbirinden güzel bölgeleri sizin için bir araya getirdik.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Adam Kayalar: </strong>Kız kalesi bölgesinde yakın bir konumda yer alan ve eşsiz güzellikleri ile Mersin bölgesinde en fazla turist çeken bölgeler arasındadır. Geniş bir tarihe sahip olan Adamkayalar, iki farklı bölümden oluşmaktadır. Tamamen doğal bir şekilde oluşan bu kayalar Kızkalesi ziyaretiniz sırasında görülmesi gereken en önemli yerler arasındadır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kızkalesi Plajı:</strong> Tertemiz bir deniz ve ince bir kuma sahip olan Kızkalesi plajı, son dönemlerde denize girmek için en fazla tercih edilen mavi bayraklı plajlar arasındadır. Özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilen bu plaj, denizin sığ olması nedeniyle çok önemli bir yere sahiptir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Öküzlü Ören Yeri:</strong> Mersin bölgesinin en önemli tarihi turist yerleri arsında yer alan Öküzlü Ören yeri, Ayaş beldesine 15 kilometrelik mesafede yer almaktadır. Roma, Bizans ve Helenistik dönemlerinde aktif olarak kullanılan bu bölge tarihe ışık tutan bir bölgedir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Korykos Kara Kalesi:</strong> Mersin merkeze 60 kilometrelik bir mesafede bulunan Korykos Kara Kalesi, Milattan Önce 4. Yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluğu sınırları içinde kalması nedeniyle birden fazla onarım görmüş bir kaledir.</span></li>
</ul>
<h2><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-12973" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k.jpg" alt="" width="709" height="443" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k.jpg 709w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k-250x156.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k-400x250.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k-650x406.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2021/06/gorsel-1k-150x94.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 709px) 100vw, 709px" /></a></h2>
<h2><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kızkalesi Bölgesinde Konaklayabileceğiniz En İyi Oteller</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kızkalesi Mersin’in en önemli turist çeken bölgeleri arasındadır. Gerek tarihi gerekse doğal güzelliklerine ev sahipliği yapan bölge, yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Bu nedenle Kızkalesi bölgesinde birbirinden konforlu ve kaliteli hizmet veren tesisler bulunmaktadır. Kızkalesi ziyaretiniz sırasında konaklayabileceğiniz en iyi otelleri sizin için bir araya getirdik. Bunun yanı sıra farklı bölgeleri ziyaret etmek isteyenler için en iyi otelleri <strong><a style="color: #000000;" href="http://www.gezinomi.com" target="_blank" rel="noopener">www.gezinomi.com</a></strong> adresini ziyaret ederek öğrenebilirsiniz.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kilikya Hotel: </strong>Mersin merkeze 60 kilometre, Adana Şakirpaşa Havalimanına ise 120 kilometrelik mesafede bulunan tesis denize sıfır bir konumdadır. Tesis bünyesinde toplamda 90 oda bulunmasının yanı sıra açık havuz bulunmaktadır. Tesis bünyesinde müşterilerin rahat etmesi ve keyifli dakikalar geçirmeleri amacıyla SPA, özel plaj, animasyon, sauna, hamam, fitness, masaj ve Beach Voley aktiviteleri bulunmaktadır. Tesis ayrıca çocuklu ailelerin konforlu konaklama geçirmeleri amacıyla çocuk kulübü ve çocuk havuzu bulunmaktadır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Has Hotel:</strong> Tesis gezilecek bölgelere oldukça yakın bir konumda yer almaktadır. Tesis bünyesinde toplamda 25 oda bulunmaktadır. Oldukça konforlu odaların yanı sıra güler yüzlü personelleri ile en iyi şekilde hizmet vermektedir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Sultanoğlu Hotel &amp; Spa:</strong> Mersin merkeze 65 kilometre ve Adana Havalimanına 120 kilometrelik mesafede bulunan bu tesis konforlu odalarının yanı sıra çocuk dostu tesis olarak da bilinmektedir. Tesis bünyesinde kapalı havuz, canlı müzik, SPA, masaj salonu, Oyun salonu, kütüphane, buhar odasının yanı sıra Mini Club ve bebek bakımı alanları bulunmaktadır. Ailenizle en iyi şekilde keyifli dakikalar geçirebileceğiniz en iyi tesis konumdandır.</span></li>
</ul>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/muhtesem-fotograflar-icin-en-uygun-yerlerden-olan-kizkalesi/">Muhteşem Fotoğraflar İçin En Uygun Yerlerden Olan Kızkalesi</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/muhtesem-fotograflar-icin-en-uygun-yerlerden-olan-kizkalesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzyılın Felaketi: Çernobil</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/yuzyilin-felaketi-cernobil/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yuzyilin-felaketi-cernobil</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/yuzyilin-felaketi-cernobil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2020 12:00:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çernobil]]></category>
		<category><![CDATA[Çernobil notları]]></category>
		<category><![CDATA[Çernobil'deki radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Çernobil’e nasıl gidilir?]]></category>
		<category><![CDATA[Chernobyl]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzyılın Felaketi: Çernobil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=11438</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çernobil ismi, 34 yıl önce yaşanan, yüzyılın en büyük nükleer felaketini bize hatırlatıyor.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/yuzyilin-felaketi-cernobil/">Yüzyılın Felaketi: Çernobil</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #808080; font-size: 12pt;"><em><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır</strong></span></em></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Çernobil ismi, 34 yıl önce yaşanan, yüzyılın en büyük nükleer felaketini bize hatırlatıyor. Dile kolay tam 34 yıl önce yaşanan bu kazanın etkisi halen devam ediyor. Şimdilerde ise özellikle genç jenerasyonun pek bilgi sahibi olmadığı bu felaket, HBO’nun <strong>“Chernobyl”</strong> dizisi ile yeniden gündeme gelmiş durumda. IMDb’de 9.5 gibi çok yüksek bir puan sahibi olan bu mini dizi, 71. Emmy Ödülleri’nde de 3 dalda ödül kazandı. Gerçek olaylara olabildiğince sadık kalan ve detaylara önem veren bu mini dizi, o yılları yaşamamış olanlara bu acı felaketi tüm çıplaklığıyla tekrar göstermiş oldu.</span></p>
<div id="attachment_11439" style="width: 634px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/001-995A1745.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11439" class="size-full wp-image-11439" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/001-995A1745.jpg" alt="" width="624" height="336" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/001-995A1745.jpg 624w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/001-995A1745-250x135.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/001-995A1745-400x215.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/001-995A1745-150x81.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 624px) 100vw, 624px" /></a><p id="caption-attachment-11439" class="wp-caption-text">Patlamanın yaşandığı Çernobil Nükleer Santrali 4 nolu reaktör</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Saatler gece yarısını gösterirken…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>26 Nisan 1986</strong> tarihinde saatler gece yarısını gösterirken, <strong>Çernobil Nükleer Santrali 4 nolu reaktörde</strong> meydana gelen patlama bu alandaki en büyük facia olarak dünya tarihine geçti. Patlama anında ve kısa bir süre sonra 30 kişi hayatını kaybetti. Ancak insan kayıpları maalesef bununla sınırla kalmadı. Bu kazadan etkilenen kişilerin sayısı halen net olarak bilinmese de on binlerce insanın şiddetli bir şekilde radyasyona maruz kaldığı tahmin ediliyor. Bu insanların bazıları aylar, bazıları ise birkaç yıl içerisinde hayatlarını kaybettiler. Patlamanın etkisiyle radyasyon çok geniş bir alana yayıldı. Ukrayna ve çevresindeki ülkeler bu olaydan ciddi bir şekilde etkilendi. Hatırlarsanız ülkemizde özellikle Karadeniz çevresindeki etkisi uzun zaman konuşulmuş ve “radyasyonlu çay” konusu gündemimizi epey meşgul etmişti. Tabi sonrasında hızla artan kanser vakalarını da unutmamamız gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yağmur ve rüzgarla taşınan radyoaktif maddeler o yıllarda sadece insanları etkilemedi. Hayvanlar, bitkiler ve tüm canlıların yaşadığı toprakta da ölümcül etkisi oldu. Çernobil ve çevresindeki yasak bölge 4 bin kilometrekarelik bir alanı kapsıyor. 4 nolu reaktöre yaklaşık 30 kilometre mesafedeki tüm yerleşim yerleri ise patlamadan çok kısa bir süre önce tahliye edilmişti. Zaten şu anda da bu bölgede kimsenin yaşamasına izin verilmiyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Çernobil, Ukrayna başkenti Kiev’e yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta. <strong>Pripyat</strong> ise, nükleer santralde çalışanlar için kurulan, o dönemin ilerisinde sayılabilecek örnek bir kent. Çernobil’e 2 kilometre uzaklıktaki Pripyat, 1970’li yıllarda kurulmuş ve mühendis, bilim adamı, işçi ve ailelerinin yaşadığı 50 bin nüfuslu bir yermiş. Tabi patlamanın ardından çok kısa bir süre içerisinde herkes tahliye edilmiş. Günümüzde ise hayalet şehir olarak anılıyor.</span></p>
<div id="attachment_11440" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11440" class="size-full wp-image-11440" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/002-8H4A0934-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11440" class="wp-caption-text">Çernobil yakınlarında terk edilmiş evler ve iş yerleri&#8230;</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Çernobil’e nasıl gidilir?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Şimdi bu kısa bilgilendirmeden sonra Çernobil ziyaretimden sizlere bahsetmek istiyorum. Tahmini 5-6 yıl önce terk edilmiş şehirlerle ilgili yabancı bir dergide çıkan makalede Çernobil fotoğraflarını görmüş ve çok etkilenmiştim. Son yıllarda Çernobil’in turistik olarak ziyaret edilebileceği ile ilgili de pek çok şey çıktı karşıma… Bir süredir araştırma yapmaya başladığım bu yer ile ilgili <strong>“Chernobyl”</strong> dizisi de işleri biraz daha hızlandırmama sebep oldu. Daha sonra Sevgili dostum <strong>Tulga Ozan’ın</strong> sahibi olduğu <strong>Dünya Değişmeden Seyahat Organizasyonu’nun</strong> bir Çernobil turu yaptığını gördüm. Kiev ve Çernobil’i içeren bu kısa gezide kendileri ile birlikte oldum. Yardımları ve destekleri için kendisine tekrar teşekkür ediyorum. Tulga Ozan bölgeyi 8 sene önce ilk ziyaret eden turistlerden biri olmuştu. 8 sene aradan sonra tekrar Çernobil’i ziyaret eden Tulga Ozan’ın yorumları ise şöyle:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"> <em>“2019 yılında Çernobil seyahatine gittiğimizde 8 sene öncesine göre en fazla dikkatimi çeken kısım, olayın tarihini günümüzde değişen şartlara göre nasıl farklı yorumladıkları oldu. İlk gittiğim dönemde turistik gezilere yeni başlanması ve belki de milli gururun etkisi ile söylem Sovyet dönemini korumaya dayalı olsa da açıklama yapan kişiler halen bölgede çalışan bilim adamlarıydı ve açıklamalar çok da mantıksız gelmemişti.</em></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><em>Ancak <strong>Euromaidan</strong> sonrası değişen dengeler ve yaşanan iç savaşın Ukrayna halkına SSCB döneminde yaşanan tüm geçmiş kötülükleri hatırlatması ve sanırım bölgede en yüksek turistik talebin oluşmasına sebep olan HBO dizisi Chernobyl sebebiyle son seyahatimizde söylem tamamen Amerikan dizisinin Ukraynalı rehberler tarafından anlatımına dönüşmüştü.</em></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><em>Açıkçası ilk seferin ya da ikincinin gerçeğe ne kadar yakın olduğunu söyleme şansımız pek yok. Şu anda Ruslar da Amerikalılara karşı yeni bir dizi çekiyorlar, ama şartların tarihi bu kadar uç noktalarda şekillendirmesi beni en çok üzen ve şaşırtan nokta oldu. Çernobil Nükleer Santrali tamamen bittiği zaman belki de SSCB&#8217;nin yıkılmasını uzunca süre geciktirebilecek, o dönem için dünyadaki en büyük nükleer enerji potansiyelini yaratacaktı. Santraldeki patlamanın yaşanan herhangi bir faciadan çok ötede politik sonuçlar doğurduğu da aşikar. Sovyetlerin proje şehri olarak tasarladığı ve elli bin kişilik Pripyat şehri ise dönemin finans merkezi olma hedefinde ilerlerken ve belki de Sovyetlerin değişen bir vizyonunun simgesi olmaya hazırlanırken, patlamanın en büyük kutlama günü olarak belirlenen 1 Mayıs&#8217;tan sadece birkaç gün önce olması ise ilk seyahatimde bölgede çalışanların üzerine en çok komplo teorisi kurduğu konu olmuştu.”</em></span></p>
<div id="attachment_11442" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11442" class="wp-image-11442 size-full" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/005-8H4A1083-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11442" class="wp-caption-text">Patlamadan hemen sonra terk edilmiş bir anaokulu</p></div>
<div id="attachment_11441" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11441" class="wp-image-11441 size-full" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/004-8H4A0958-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11441" class="wp-caption-text">Çernobil&#8217;e giden yol üzerinde terk edilmiş pek çok ev var.</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">İlk olarak <strong>Çernobil’e nasıl gidilir</strong> sorusunu yanıtlamak istiyorum. Çernobil halen yasak bir bölge olarak konumlandırıldığı için elinizi kolunuzu sallayarak bu alanı gezmeniz mümkün değil. Hemen bir uyarı da yapmak istiyorum. Ukrayna’ya pasaportsuz, sadece kimlik kartımızla gidebilirken, Çernobil bölgesini gezebilmek için ise mutlaka pasaporta ihtiyacımız var. Çernobil bölgesi gezileri için sadece birkaç özel tur firmasına izin verilmiş ve günlük belli sayıda kişinin girmesine izin veriliyor. Bu yüzden mutlaka bir tur firması ile bölgeye gidilebiliyor. İki tür tur programı satılıyor. Birincisi günübirlik (bu bizim gittiğimiz), ikincisi ise bir gece konaklamalı… Seyahat dönemi ve seçtiğiniz tur programına bağlı olarak rezervasyonunuzu önceden yaptırmanız gerekiyor. Çernobil’e giden tur firmalarının otobüsleri Kiev tren garı yakınından kalkıyor. Belirlenen buluşma saatinde gittiğinizde isminiz kontrol edilerek hangi otobüste olduğunuz size söyleniyor. Her tur otobüsünde grubun büyüklüğüne göre 2-3 rehber bulunuyor. Çernobil turuna 18 yaşından küçük çocukların ve hamilelerin katılması yasak. Günübirlik tur fiyatları döneme ve firmaya göre değişse de yaklaşık 100-140 Dolar civarında… Bu fiyata öğlen yemeği de dahil. Ayrıca 10 Dolar depozito ile radyasyon ölçümü yapabileceğiniz Geiger Sayacı da kiralayabiliyorsunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bu arada bu seyahatimde de daha öncekiler gibi 2 DSLR ve 2 objektif ile fotoğraf çektim. Kullandığım makineler Canon EOS 5D Mark IV oldu. Bir gövdede Canon EF 24-70 f/2.8, diğerinde ise EF 70-200mm f/2.8 takılıydı.</span></p>
<div id="attachment_11444" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11444" class="wp-image-11444 size-full" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/008-8H4A1120-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11444" class="wp-caption-text">Çernobil Nükleer Santrali 4 nolu reaktörün üzeri güvenli bir şekilde kapatıldı.</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Çernobil’e gitmek güvenli mi?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Turla ilgili bazı kısa bilgiler daha vermek istiyorum. Ancak ondan önce kafanızdaki <strong>“Çernobil’e gitmek güvenli mi?”</strong> sorusunun cevabını da yanıtlamak isterim. Çernobil faciasının üzerinden 34 yıl geçse de hala yasak bölgede radyasyon olduğu ve bu radyasyonun homojen bir şekilde dağılmadığını belirtmem gerekiyor. Yasak bölge rehberler eşliğinde gezilebildiği için yüksek oranda radyasyon olan alanlardan ya uzak duruluyor ya da çok hızlı geçiliyor. Bir de gezi boyunca kalınacak süre düşünüldüğünde çok yüksek bir radyasyona maruz kalınmıyor. En azından bize söylenen böyle! Esasında büyük şehirlerde yaşıyorsanız, teknolojik ürünlerden, görüntüleme cihazlarından ve çevremizden de belli bir oranda radyasyon alıyoruz. Hatta orta ve uzun uçak yolculuklarında tahmin ettiğinizden çok daha fazla radyasyona maruz kalıyoruz.</span></p>
<div id="attachment_11445" style="width: 533px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/009-IMG_6119k.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11445" class="size-full wp-image-11445" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/009-IMG_6119k.jpg" alt="" width="523" height="652" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/009-IMG_6119k.jpg 523w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/009-IMG_6119k-250x312.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/009-IMG_6119k-400x499.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/009-IMG_6119k-150x187.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 523px) 100vw, 523px" /></a><p id="caption-attachment-11445" class="wp-caption-text">Bir zamanların örnek gösterilen şehirlerinden Pripyat şimdi bir hayalet şehir&#8230;</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Uyarıları dikkate alın!</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Her ne kadar Çernobil turu sırasında insan sağlığına zararlı olmayacak derecede radyasyon alındığı söylense de bazı uyarılara mutlaka uymak gerekiyor. Gezi sırasında vücudumuzu açıkta bırakan kıyafetler (şort, etek, kısa kollu gömlek vs) giymemiz istenmiyor. Açıkta yemek yemek ve su içmek yasak. Bunun dışında yasak bölgedeki hiçbir şeye dokunmamanız ve yanınıza almamanız, yere oturmamanız, çantanızı ve eşyalarınızı yere koymamanız isteniyor. Tura çıkmadan önce okuduğum birkaç yazıda turda giyilen kıyafetlerin atılması öneriliyordu. Bunun pek gerekli olmadığı konuşulsa da ben yanımda götürdüğüm ve o gün giydiğim eski bir ayakkabıyı çöpe attım. Turdan sonra kıyafetleri havalandırmak ve dönüşte de çamaşır makinesinde yıkamak yeterli oluyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Çernobil girişindeki ilk kontrol noktası, patlamanın olduğu yere yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta. Burada pasaport, bilet ve genel kontroller yapılarak geçişinize izin veriliyor. Daha sonra bir güvenlik ve kontrol noktasından daha geçmeniz gerekiyor. Yasak bölgeye girdiğimiz anda Geiger Sayacı ile radyasyon seviyesini ölçtüğümüzde <strong><em>0.13-0.20 μSv (mikro Sievert) </em></strong>arasında olduğunu gördük ki bu şehir hayatında da karşılaştığımız bir seviye…</span></p>
<div id="attachment_11443" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11443" class="size-full wp-image-11443" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/007-8H4A0995-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11443" class="wp-caption-text">Duga Radar</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bölgeye giriş yaptıktan sonra yol üzerinde terk edilmiş bir köy, anaokulu ve sağlık ocağı gibi bazı yerleri geziyoruz. Bunlar içerisinde en etkileyici yer kuşkusuz anaokulu oluyor. Dağılmış yatakhane, saçılmış oyuncaklar, kıyafetler, belgeler, eski gazeteler ve artık parçalanmaya başlayan ahşap zemin… Anaokulunun girişinde Geiger Sayacı sesli olarak alarm vererek ötmeye başlıyor. Bu noktada ölçtüğümüz değer <strong><em>3-4 μSv (mikro Sievert) </em></strong>arasında… Çernobil Nükleer Santrali’ne giderken yol üzerinde gezdiğimiz bir diğer önemli yer ise <strong>Duga Radar</strong> oluyor. Bu devasa radar sistemi soğuk savaş döneminde çok gizli bir merkezmiş. Radarın Çernobil alanına yapılmasının en büyük sebebi ise muazzam bir enerji ihtiyacıymış. Hatta o dönem böyle bir yapının olmadığı bile iddia ediliyormuş. Bu radar sisteminin görevi ise, o yıllarda olabilecek füze saldırılarını önceden haber vermekmiş. Yapımının uzun sürmesi ve o dönem için çok yüksek bir maliyetle yapılması ise her zaman eleştiri konusu olmuş. Hatta 4 nolu reaktör patladığında ilginin bu radardan uzaklaşmasını olumlu bulan Rus yetkililer olduğu söyleniyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">1986 yılında Çernobil Nükleer Santral bölgesinde, patlamadan önce 4’ü çalışan ve 5.’si yapılmaya başlanan toplam 6 reaktör yer alıyormuş. 4 nolu reaktör patlayınca doğal olarak 5. ve 6. reaktörlerin yapımı durdurulmuş. Turumuzda 4 nolu reaktörü uzaktan gören bir noktada fotoğraf molası veriliyor. İçimden, santrale bundan daha fazla yaklaşamayız diye düşünürken hareket ettiğimizde otobüs santrale doğru yaklaşıp, etrafındaki yolda bir daire çiziyor ve tam önünde tekrar duruyor. Bu feci facianın yaşandığı 4 nolu reaktörün önünde olmak açıkçası beni biraz şaşırtıyor. Farklı duygular içerisinde deklanşöre basmaya ve bu anları kaydetmeye devam ediyorum. 4 nolu santralin patlayan ve açıkta kalan kısmı en son 2016 yılında beton, kurşun ve çelik malzemeler kullanılarak tamamen kapatılmış ve başka bir kazanın, sızmanın olması engellenmiş. Bu noktada ölçtüğümüz radyasyon değeri ise <strong><em>0.90 μSv (mikro Sievert) </em></strong>civarında… Yani oldukça düşük sayılabilecek bir değer.</span></p>
<div id="attachment_11446" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11446" class="size-full wp-image-11446" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/010-995A1777-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11446" class="wp-caption-text">Pripyat&#8217;ın en büyük otellerinden biri&#8230;</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Öğle yemeğimizi de yine ilginç bir yerde yiyoruz. Santralin yemekhanesinde! Normalde iki çıkış noktasında yapılacak olan vücudumuzdaki radyasyon kontrolü bu kez yemekhanenin girişinde yapılıyor. Sade bir menü eşliğinde tüm ziyaretçiler ve görevliler yemeklerini burada yiyorlar. Yemekten sonra herkesin merak ettiği hayalet şehir Pripyat’a doğru yola çıkıyoruz. 1970 yılında inşa edilen bu kent patlamanın ardından bir günde boşaltılmış. Sadece bir bavul eşya almalarına izin verilen Pripyat’ta yaşayanlar asla geri dönememiş. Gerçekten kelimenin tam anlamıyla bir hayalet şehir olan Pripyat, o eski ihtişamlı günlerinden çok uzakta… Doğa her şeyi yavaş yavaş çürütüyor ve yok ediyor. Bugün bile Pripyat’ta dolaşırken şehrin her yerine gitmenize izin verilmiyor.</span></p>
<div id="attachment_11447" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11447" class="size-full wp-image-11447" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/012-8H4A1244-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11447" class="wp-caption-text">Hiçbir zaman açılmayan lunapark&#8230;</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Bu lunaparkta çocuklar oynayamadı</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Pripyat’taki en hüzünlü yerlerden birisi de kuşkusuz lunapark. Patlamadan sadece beş gün sonra açılışı yapılacak olan lunaparkta hiçbir zaman çocuklar oynayamamış. Açılamadan kapanan acı dolu bir hikayeye sahip bu alanda metal eşyalar fazla olduğu için yüksek radyasyon değeri ölçülüyor. Özellikle çarpışan arabaların yakınında Geiger Sayacı sesli olarak alarm vererek sessizliği bozuyor. Lunaparkta <strong><em>9-10 μSv (mikro Sievert) </em></strong>civarında ölçüm yaptım. Bu arada bölgedeki en yüksek değeri ise otobüsün içerisinde Kızıl Orman’dan geçerken ölçtüm. Yaklaşık olarak <strong><em>27-30 μSv (mikro Sievert) </em></strong>civarındaydı.</span></p>
<div id="attachment_11448" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11448" class="size-full wp-image-11448" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765.jpg" alt="" width="652" height="447" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765-250x171.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765-400x274.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765-650x446.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/014-995A1765-150x103.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11448" class="wp-caption-text">Çernobil yasak bölge sınırları içerisinde riskli pek çok bölge var.</p></div>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Gün sonuna doğru bölgeden çıkarken yine iki kontrol noktasından geçiliyor ve vücudunuzdaki radyasyon seviyesi ölçülüyor. Özel bir cihazın içinde ayaklarınızı ve ellerinizi belirlenen yerlere koyarak ölçüm yapılıyor. 2-3 saniyede yapılan ölçüm sorunsuzsa yeşil ışık yanıyor ve kapınız açılıyor. Eğer radyasyon seviyeniz yüksekse kırmızı ışık yanıyor ve çıkmanıza izin verilmiyor. Bize söylenilen, radyasyon seviyesi yüksek çıkanların dışarı çıkmasına izin verilmediği ve hemen hastaneye götürüldüğü yönündeydi. Radyasyon konusunun biraz kafa karıştırdığını ve çokça kirli bilginin dolaştığını biliyorum. Bu konuda uzmanların da farklı görüşleri bulunuyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Ancak günümüzde bile tüm detayları ne yazık ki aydınlatılamamış bu büyük felaketin izlerini görebiliyoruz. Bundan sonraki yıllarda umarım bu tür çevresel felaketleri hiçbir zaman görmeyiz.</span></p>
<div id="attachment_11449" style="width: 488px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/015-995A1717.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11449" class="size-full wp-image-11449" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/015-995A1717.jpg" alt="" width="478" height="652" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/015-995A1717.jpg 478w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/015-995A1717-250x341.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/015-995A1717-400x546.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/04/015-995A1717-150x205.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 478px) 100vw, 478px" /></a><p id="caption-attachment-11449" class="wp-caption-text">1984 yılı öncesinde hayli kalabalık olan sokaklar şimdi doğaya ait.</p></div>
<p style="text-align: center;">Bu yazı Fotoğraf Dergisi&#8217;nin 148. sayısında (Aralık-Ocak 2020) yayınlanmıştır.</p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/yuzyilin-felaketi-cernobil/">Yüzyılın Felaketi: Çernobil</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/yuzyilin-felaketi-cernobil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırgızistan Gezi Notları</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/kirgizistan-gezi-notlari/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kirgizistan-gezi-notlari</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/kirgizistan-gezi-notlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jan 2020 07:43:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan nasıl gidilir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=11150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkent Bişkek’ten başlayan ve yine aynı yerde sona eren rotamızda öne çıkan yerler şuralar oldu: Ala-Archa Ulusal Parık, Chong-Kemin vadisi, Tepke köyü, Karakol, Issyk-Kul, Skazka, Bokonbaevo köyü, Kochkor, Song Kul.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/kirgizistan-gezi-notlari/">Kırgızistan Gezi Notları</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #808080;"><strong><em>Yazı ve Fotoğraflar: Ömer Serkan Bakır</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bugüne kadar yazarlarımız ve dostlarımızla “<strong>fotoğraf çekmek için</strong>” pek çok seyahat gerçekleştirdik. Haziran ayında da yine böyle bir seyahat için Kırgızistan’ın yolunu tuttuk. Geziye Prof. Emre İkizler, Prof. Oktay Çolak, Prof. Osman Ürper, Uğurhan Betin ve ben katıldım. Esasında bir dostumuz daha bizimle birlikte olacaktı. Ancak son anda bir sağlık problemi yaşayınca iptal etmek zorunda kaldı. Genel olarak gezilere katılan kişi sayısı çift olduğunda konaklama için çok daha ideal oluyor. Ancak daha sonra detaylarını da anlatacağım gibi Kırgızistan’da konaklama şekli epey farklı olduğu için geziye 5 kişi gitmemiz bir sorun yaratmadı.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11154" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713.jpg" alt="" width="652" height="351" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713-250x135.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713-400x215.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713-650x350.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/006-OSB-995A0713-150x81.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Neden Kırgızistan?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Öncelikle, neden Kırgızistan sorusunun cevabını vererek yazımıza başlayabiliriz. Dünyanın farklı coğrafyalarında onlarca ülke görmüş 5 fotoğrafçı bir araya geldiğinde tahmin edebileceğiniz gibi dünyanın dört bir yanından gezi önerileri masaya yatırılıyor. Ancak bu sefer birkaç kriteri ön plana almak zorunda kaldık. Birincisi hiçbirimizin görmediği bir ülke olsun istedik. (Gerçi Emre İkizler 20 yıl önce Bişkek’e gitmiş ama onu saymadık.) Diğer kriterlerimiz ise, vizesiz bir yer olsun, uçak bileti ve oradaki harcamalarımız da uygun olsun istedik. Tabi bu koşulları sağlayan belki başka yerler de karşımıza çıkabilirdi. Ancak Kırgızistan’da çekilmiş ve hepimizin hoşuna giden 5-6 fotoğrafı gördükten sonra kararımızı da vermiş olduk.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan programını oradaki yerel bir acente üzerinden yaptık. Yazışmalar, küçük araştırmalar ve öneriler neticesinde de 9 günlük bir program oluşturduk. Kırgızistan esasında hakkında çok fazla şey bildiğimiz ve sıklıkla gidip gelinen bir ülke değil. Ancak el değmemiş muhteşem coğrafyası ve misafirperver halkı ile görülmeye değer bir ülke. Ülkeyi son yıllarda ziyaret edenlerin büyük bir çoğunluğu ya sırt çantalı gezginler ya da trekking meraklıları oluyor.</span></p>
<div id="attachment_11151" style="width: 662px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11151" class="size-full wp-image-11151" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059.jpg" alt="" width="652" height="448" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059-250x172.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059-400x275.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059-650x447.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/001-toplu-fotog-ERT_4059-150x103.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a><p id="caption-attachment-11151" class="wp-caption-text">Prof. Emre İkizler, Prof. Osman Ürper, Ömer Serkan Bakır, Uğurhan Betin, Prof. Oktay Çolak</p></div>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Rota</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Başkent Bişkek’ten başlayan ve yine aynı yerde sona eren rotamızda öne çıkan yerler şuralar oldu: Ala-Archa Ulusal Parık, Chong-Kemin vadisi, Tepke köyü, Karakol, Issyk-Kul, Skazka, Bokonbaevo köyü, Kochkor, Song Kul.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Vizesiz Gidilebiliyor</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından (30 güne kadar) vize istemiyor. Türkiye’den ulaşım konusunda da pek çok seçenek mevcut. Başkent Bişkek’e en kolay ulaşım yolu ise Pegasus ve THY uçuşları… İstanbul-Bişkek uçuşları 5 saate yakın sürüyor. Her zamanki gibi uçak biletini son ana bırakmazsanız uygun fiyatlı bilet ihtimaliniz çok yüksek.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan bize göre oldukça ucuz bir ülke. Tabi gezeceğiniz standartlara göre harcayacağınız para miktarı değişse de biz gezi esnasında en yüksek rakamı Bişkek’teki 4 yıldızlı otel konaklaması için verdik. Gördüğüm kadarıyla Bişkek dışında her şey daha ucuz. 1 Amerikan Doları yaklaşık 69 Som. Yeme-içme, konaklama ve ulaşım uygun fiyatlı yapılabiliyor. Büyük şehirler ve kasabalar dışında kalan yerlerde market bulmak biraz zor. Küçük bakkal tarzı yerlerde de her şeyi bulmak pek mümkün değil. Size önerim, Kırgızistan’a giderken sürekli kullandığınız ilaç ve önemli ihtiyaçlarınızı mutlaka yanınızda götürün.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11158" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9840-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Büyüleyen Coğrafya…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan, Orta Asya’daki doğası en ilginç yerlerden birisi. Dağlar, nehirler, göller, ormanlar, vadiler ve çok daha fazlası Kırgızistan gezimizde bize harika kareler yakalama şansı verdi. Bölgenin büyülü ve çoğu yerde zorlu coğrafyası, macera severleri, doğa tutkunlarını, yürüyüş meraklılarını, dağcıları, kampçıları ve çok daha fazlasını kendine çekmeyi başarıyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan Orta Asya’da yedi bağımsız Türk Devleti’nden biri. Kırgızistan’ın kuzeyinde Kazakistan, batısında Özbekistan, güneydoğusunda Çin, güneybatısında ise Tacikistan var ve ülkenin denize kıyısı yok. Ülkenin büyüklüğü 199.900 kilometrekare ve nüfusu ise 6 milyon civarında. Nüfusun azlığını büyük şehirler ve kasabaların dışına çıktığınızda daha iyi anlayabiliyorsunuz. Ülkenin en büyük iki şehrinden birisi başkent Bişkek ve diğeri ise Osh. Bu iki şehir arasında uçakla da ulaşım sağlanabiliyor.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11152" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/003-OSB-ERT_4614-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>İç Ulaşım</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan’ı gezmek için en iyi yollardan biri şoförlü araç kiralamak olacaktır. Araç kiralama işini internetten ya da oraya gittiğinizde yapabilirsiniz. Eğer yerel bir acente ile yazışırsanız size hem rota hem de konaklama konusunda da yardımcı olacaklardır. Eğer uzun bir zamanınız varsa ve biraz da macera arıyorsanız iç ulaşım için otobüsleri tercih edebilirsiniz. Büyük şehirlerde taksiler de oldukça ucuz, sorunsuz kullanabilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11153" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/005-OSB-995A0701-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Konaklama ve Yurt Kamplar…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan’da büyük şehirler dışında standart otel konaklaması bulmak biraz zor. Bişkek’te farklı standartlarda oldukça fazla otel seçeneği var. Ancak hemen belirteyim, buradaki otellerin fiyatları ucuz değil. Bişkek dışında konaklamalarımız, Kırgızistan Turizm Birliği tarafından onaylı Guest House, yerel ev konaklaması ve Yurt kamplarında oldu. Genellikle bir ailenin işlettiği pansiyon şeklindeki ev konaklamalarında sabah ve akşam yemeklerini de bu aile hazırlıyor. Bu konaklama şekli yerel yaşantıyı ve geleneksel yemekleri görmek açısından da ilginç bir deneyim oldu. Temizlik açısından kaldığımız bu evlerin hiçbirinde bir sorun yaşamadık.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan’a ait fotoğrafların birçoğunda yer alan, geleneksel göçebe çadırlarına verilen isim; Yurt. Yurtlardaki konaklamalar ise ikiye ayrılabilir. Birisi ailelerin işlettiği nispeten küçük Yurtlar. Diğeri ise daha büyük ve biraz daha turistik sayılabilecek Yurtlar… Esasında bu Yurtların aralarında fazla bir fark yok. Kişi sayısına göre büyüklükleri değişebiliyor. Bir de turistik Yurtlarda yerde değil de ahşap bir karyolada yatıyorsunuz. Biz de birkaç gecemizi bu Yurt Kamplarda geçirdik. Kaldığımız Yurtlar oldukça büyüktü ve beşimiz aynı yerde kaldık. Son Göl’de (Song Kul) kaldığımız Yurt içerisinde hatta bir de tezek sobası vardı. Yurt Kamp konaklamalarında tuvalet konusunda biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz. Zira tuvaletler tahmin edebileceğiniz gibi Yurtların 30-40 metre gerisinde ve dört tarafı kapalı basit bir çukurdan oluşuyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Şarj Sorunu…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Yurt kampların çoğunda elektrik var. İlk defa gittiğimiz için Son Göl’de konaklayacağımız Yurt kampında da elektrik olabileceğini, en azından jeneratörlerle pillerimizi şarj edebileceğimizi ummuştuk. Ancak durum hiç de öyle olmadı. Akşama doğru biten pillerimizi kampa dönüp şarj etmek istediğimizde, minik bir jeneratöre bağlı üçlü prizi gösterdiler. İlk etapta şarj cihazlarını bu epeyce gürültülü jeneratöre takıp yeniden gezintiye çıktık. Ancak epey sonra anlaşıldı ki bu jeneratör pilleri şarj etmiyordu. Durum böyle olunca Son Göl’de iki akşam konaklamasından birini iptal etmek zorunda kaldık.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Son Göl, Kırgızistan’ın ikinci en büyük gölü ve yaklaşık 3000 metre yükseklikte bulunuyor. Buraya gitmek için epeyce yol kat etmek gerekiyor. Hatta çoğu mevsimde buraya ulaşmanız pek mümkün değil. Çünkü yollar ve geçit karla kaplı oluyor. Son Göl’e gidebileceğiniz en iyi mevsim ise Haziran ile Eylül arasında… Burası karlı dağların arasında uçsuz bucaksız bir bozkır. Etrafta ise bizimkiler gibi birkaç Yurt kamptan başka hiçbir şey yok. Biraz önce söylediğim gibi elektrik olmaması da gayet normal tabi&#8230; Hatta cep telefonu sinyali de bu bölgede çekmiyor. Yani doğayla baş başa kalmak için mükemmel bir yer…</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kırgızistan Yemek Kültürü ve Meşhur Beşparmak</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Hiç uzatmadan hemen söylemeliyim. Vejetaryen ve özellikle Vegansanız Kırgızistan’da işiniz zor! Ama et seviyorsanız, cennete düştünüz demektir. Kırgızistan’da hayvancılık büyük önem taşıyor ve ülkenin esas gelir kaynaklarının başında geliyor. Kırgızistan’da ana yemek çeşitleri olarak et, çorbalar, hamur işleri ve süt ürünleri geliyor. Bizim damak tadımıza oldukça uygun ve lezzetli yemekler… Çorbalar Kırgız sofralarında da bizde olduğu gibi çok önemli. İlk başta önümüze konan koca tabaklardaki çorbaları afiyetle içip karnımızı doyurduktan sonra bunun bir ön yemek olduğunu anlamamız, sonraki yemeklerde menüyü sorma ihtiyacını doğurdu. Çorbalar et, hamur, pirinç, sebze çeşitleri ve bazen de hepsinin karışımı ile yapılıyor. Kırgızistan’ın en meşhur ve geleneksel yemeklerinden birisi ise Beşparmak. Neden Beşparmak adını verdiklerini, çatal, bıçak olmadan yemeği elle yediğiniz zaman anlıyorsunuz. Bu yemek daha çok özel günler ve davetlerde hazırlanıyor. İçeriği ise kuzu eti ve kesme kalın erişteden oluşuyor. Bir öğlen yemek için gittiğimiz Kırgız ailenin evinde bu yemek hazırlanmıştı. Önden yediğimiz çorba ve salatalardan sonra bizi başka bir odaya aldılar. Bu özel yemeğin sunumu ve yenmesi de farklı bir ritüel… Yere kurulan sofraya oturduktan sonra evin en küçüğü su dolu bir testi dolaştırıp ellerimizi yıkamamız için yardımcı oldu. Daha sonra evin büyüğü yemek tepsisini odaya getirdi. Daha sonra aramızdaki yaşça en büyüğü sorarak etin en büyük parçasını ona verdi ve bu böyle sırayla devam etti. Ardından yemeği hazırlayan evin hanımı dumanı üzerinde kalın kesme erişte servisi yaptı. Yemek bittiğinde yine evin küçükleri testi ile su gezdirip ellerimizi temizlememizi sağladı. Son olarak aramızdaki en büyük olanın sofra duası ile yemeği tamamlaması istendi.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan yemek kültürü genel olarak bakıldığında bizim yemeklerimizden ve damak tadımızdan çok farklı değil. Özel bir mazeretiniz yoksa Kırgızistan’dan aç dönmeniz mümkün değil. Ancak küçük bir de uyarı yapmakta fayda var. Hijyen ve bakteri yapılarının bizden biraz farklı olduğunu söylemeliyim. Yani bağırsak problemleri yaşayabileceğinizi de unutmamakta fayda var.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11155" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-ERT_4428-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kırgız Gelenekleri…</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Bir ülkeyi 9-10 günlük kısa seyahatlerde her şeyiyle tanımanın pek mümkün olmadığını biliyorum. Kırgızistan gezimizde bu kısa zaman diliminde bizleri sorunsuzca ağırlayan acentemiz “Hospitality Kyrgyzstan” ve Türkçe de bilen yetenekli rehberimiz Aybek’e çok teşekkür ediyorum. Fırsat bulursam bu güzel ülkeye bir kez daha gitmek isterim. Son olarak yazımı noktalarken, bu gezimizde öne çıkan ve fotoğrafladığımız iki etkinlikten de kısaca bahsetmek istiyorum.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11156" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal.jpg" alt="" width="652" height="145" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal-250x56.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal-400x89.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal-650x145.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/008-OSB-kartal-150x33.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kartalla Avcılık Geleneği</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan el değmemiş doğasında göçebe geleneklerini bugün bile devam ettiriyor. Bu gelenekler arasında biri var ki o da bizim en çok ilgimizi çekenlerden biri oldu. Kırgız avcılık kültürü olan Salburun, kuşlar (kartal ve doğan), köpekler (taygan), ok-yay ile avcılık yapma türlerini birleştiren bir av geleneği. Salburun&#8217;un en önemli parçası olan kartalla avcılık, günümüzde Kırgızistan, Kazakistan, Moğolistan ve Çin&#8217;in bazı bölgelerinde<strong> </strong>geleneksel olarak devam ettiriliyor.  </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kartalın eğitilmesinden beslenmesine kadar özel ilgilenen insana (kartala (bürküte) bakan adam manasında) “bürkütçü<strong>”</strong> deniyor. Bu kişiler yavru kaya kartallarını yuvalarından alarak eğitiyorlar. Av kartallarının eğitimi birtakım kurallara dayanmasından dolayı kartalla avcılık, Kırgızlarda bir sanat olarak kabul ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Avcılık için genellikle dişi kartallar tercih ediliyor. Dişi kartallar erkek kartallardan daha geniş kanat genişliğine ve daha iyi avlama gücüne sahip. Büyük dişi kartallarının kanat genişliği 230 santimetreye, ağırlığı ise 7 kiloya kadar çıkabiliyor. Yuvadan alının yavru kartalların avcı olarak eğitilmesi uzun ve yorucu bir süreç. İlk etap, eğitmenine alışması… Daha sonra avını yakalaması ve parçalamadan eğitmenini beklemesini öğrenmesi gerekiyor. Bu uzun öğrenme süreci sonunda eğitmenler kartallarla ortalama 15-20 sene geçiriyor. Sonrasında bu kartallar mutlaka serbest bırakılıp vahşi doğaya geri döndürülüyor.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Biz de fotoğraf çekmek için bir kartal eğitmeni ile güzel bir coğrafyada çalıştık. Önce kartalın gözleri kapalı halde bize poz verdiler. Daha sonra kartalı alan eğitmen yüksek bir tepenin üzerine çıktı ve aşağıda bekleyen arkadaşı da yanlarında getirdikleri canlı tavşanı serbest bıraktı. Tepeden avını görüp havalanan kartal, tavşana yaklaşarak ustaca yakaladı ve bağırarak eğitmenini çağırdı. Kartalın yakaladığı avını canlı tutması ve eğitmenini beklemesi çok önemli. Eğitmen geldiğinde kartala bir et parçası vererek yakaladığı tavşanı pençelerinin arasından aldı. Daha sonra ipe bağlı bir tilki postunu da yine aynı şekilde yakaladı. </span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11157" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k.jpg" alt="" width="652" height="444" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k-250x170.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k-400x272.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k-650x443.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2020/01/995A9235-k-150x102.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-size: 18pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;"><strong>Kökbörü Oyunu</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kırgızistan’a giderken fotoğraflamak istediğimiz bir diğer konu ise Kökbörü oyunuydu. Kökbörü, geleneksel hale gelen, Orta Asya coğrafyasında oldukça rağbet gören at ile oynanan bir oyun. Hatta son yıllarda federasyonlar kurularak uluslararası turnuvalar da düzenleniyor. Kökbörü’nün diğer ülkelerdeki karşılığı ise Bozkaşi ve Kökpar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: arial, helvetica, sans-serif; color: #000000;">Kökbörü, atla oynan bir takım oyunu. 11 kişiden oluşan 2 takım arasında 20 dakika süren 3 devre ile oynanıyor. Yaklaşık 20 kg’lık bir keçinin ayakları ve başı kesiliyor, içi temizleniyor ve karnı dikiliyor. Oğlağı ele geçirme ve birbirlerinin kalesine atma şeklinde oynanan mücadelede zaman zaman ciddi kazalar ve boğuşmalar da olabiliyor. Oyun sonunda da oğlak kesiliyor ve pişirilip dağıtılıyor.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/kirgizistan-gezi-notlari/">Kırgızistan Gezi Notları</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/kirgizistan-gezi-notlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seyahatte bunları yapmayın!</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/seyahatte-bunlari-yapmayin/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=seyahatte-bunlari-yapmayin</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/seyahatte-bunlari-yapmayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2019 08:01:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Biletall]]></category>
		<category><![CDATA[gezi notları]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahatte bunları yapmayın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=10523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu ana kadar genellikle seyahat sırasında yapılması gerekenler hakkında bilgi verildi. Peki, seyahat sırasında yapılmaması gerekenler neler?</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/seyahatte-bunlari-yapmayin/">Seyahatte bunları yapmayın!</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Dünya genelinde her gün milyonlarca insan çeşitli nedenler dolayısıyla seyahat ediyor. Eğer bu yazıyı okuyorsanız sizin de bu insanlardan biri olma ihtimaliniz oldukça yüksek. Şu ana kadar genellikle seyahat sırasında yapılması gerekenler hakkında bilgi verildi. Peki, seyahat sırasında yapılmaması gerekenler neler? <strong>Biletall Blog</strong> sizler için yazdı. İyi Okumalar!</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1554992596_seyahat_suresince_yapilmamasi_gerekenler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-10524" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1554992596_seyahat_suresince_yapilmamasi_gerekenler.jpg" alt="" width="567" height="521" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1554992596_seyahat_suresince_yapilmamasi_gerekenler.jpg 567w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1554992596_seyahat_suresince_yapilmamasi_gerekenler-250x230.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1554992596_seyahat_suresince_yapilmamasi_gerekenler-400x368.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1554992596_seyahat_suresince_yapilmamasi_gerekenler-150x138.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;"><strong>Havaalanında Döviz Bozdurmak</strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Seyahat sırasında yapılmaması gereken şeylerin başında havaalanında döviz bozdurmak geliyor. Birçok ülkenin para birimlerinin farklı olması nedeniyle başka bir ülkeye seyahat ettiğinizde, ya kendi paranızı o ülkenin parasına ya da o ülkenin parasını kendi ülkenizin parasına çevirmeniz için bir döviz bürosuna ya da ATM’ye uğramanız mutlaka gerekecektir. Fakat bu döviz işlemini havaalanındaki büro ya da ATM makinelerinde gerçekleştirmek istemeyebilirsiniz. Zira çoğunlukla %0 komisyon alındığı yazsa ya da söylense de, yüksek tutarlarla işlem yaptığınız takdirde büyük para kayıplarıyla karşılaşabilirsiniz. ATM’lerin bozulma ihtimali olduğunu da göz önünde bulundurmalısınız. Eğer hafta sonuysa ve zamanınız kısıtlıysa, ATM’nin para vermemesi gibi herhangi bir sorun meydana geldiğinde gerekli işlemlerin yapılması için pazartesi gününü beklemeniz gerekebilir.</span></p>
<h3><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;"><strong>Turistik Bölgelerin Yakınlarında Yemek Yemek</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Özellikle turistik bölgelerde bulunan işletmeler, olduğundan daha yüksek tutarda hizmet sunabiliyor. Farklı bir ülkeye ilk kez seyahat eden birçok insan da ‘’Demek ki burada fiyatlar böyleymiş, yapacak bir şey yok’’ düşüncesiyle bu tür turistik bölgelerdeki restoran gibi mekanlarda olduğundan yüksek meblağlarda ödemeler yapabiliyorlar. Turistik yerlerin yakınlarındaki mekanlardan ziyade biraz daha uzakta bulunan mekanları tercih etmek cüzdanlarınızın doluluk oranındaki düşüşü minimuma indirgeyecektir.</span></p>
<h3><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;"><strong>Ülke Gelenekleri Hakkında Araştırma Yapmamak</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Eğer daha önce hiç bulunmadığınız bir ülkeye seyahat edecekseniz öncelikle o ülke hakkında genel bir araştırma yapmalısınız. Dünyada resmen tanınan ülkelerin sayısı 173. 173 ülke, birbirinden farklı 173 kültür anlamına geliyor. Sizin kültürünüzde normal olarak karşılanan bir şey başka bir kültürde çok kaba bir hareket olarak algılanabilir. Örneğin; birçok Asya ülkesinde yemek yerken ağız şapırdatmak yemeği yapan kişiye karşı bir saygı göstergesidir. Fakat ülkemiz de dahil olmak üzere birçok batı ülkesinde bu durum kaba bir hareket olarak görülmektedir. Bu nedenle bir ülkeye seyahat etmeden önce araştırma yapmamak kötü sonuçlar doğurabilir.</span></p>
<h3><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;"><strong>Seyahat Sigortası Yaptırmamak</strong></span></h3>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Listemizin sonunda ‘’seyahat sigortası yaptırmamak’’ bulunuyor. Kapsamlarına göre değişmekle birlikte seyahat sigortaları yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinizde sizi birçok riske karşı koruyor. Seyahat sigortası sayesinde uçak bileti iptali gibi durumlarda zararınız karşılanır, eğer uçuşunuz ertelenirse konaklama ihtiyaçlarınız karşılanır, bagaj kayıp/çalıntı durumlarında zararınız karşılanır ve yurt dışında meydana gelebilecek herhangi bir kaza ya da hastalık durumlarında tedavi masraflarınız karşılanır. Sigortaların kapsamlarına göre bu skalayı genişletmek mümkün. Seyahat sigortası yaptırmamak sizi bütün bu risklere karşı açık hale getirir.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/seyahatte-bunlari-yapmayin/">Seyahatte bunları yapmayın!</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/seyahatte-bunlari-yapmayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gemi Turları Bir Tık Uzaklıkta…</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/gemi-turlari-bir-tik-uzaklikta/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gemi-turlari-bir-tik-uzaklikta</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/gemi-turlari-bir-tik-uzaklikta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2019 07:20:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Cruise Planet]]></category>
		<category><![CDATA[CruisePlanet.com.tr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=10517</guid>

					<description><![CDATA[<p>H.I.S. Türkiye, Cruise Arama Motoru mottosu ile Cruise Planet markasının Türkiye yapılanmasını duyurdu.</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/gemi-turlari-bir-tik-uzaklikta/">Gemi Turları Bir Tık Uzaklıkta…</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Dünyanın en büyük tur operatörlerinden olan Japonya merkezli <strong>H.I.S Turizm</strong>, 70 ülkede, 554 ofisi ve 18.000’in üzerinde çalışanı ile dünya turizmine değer katmaya devam ediyor. 2018 yılında, 70 ülkede yer alan 554 ofis arasında dünyanın en iyi H.I.S ofisi seçilen H.I.S. Türkiye, Cruise Arama Motoru mottosu ile <strong>Cruise Planet</strong> markasının Türkiye yapılanmasını duyurdu.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-10518" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568.jpg" alt="" width="652" height="368" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568-250x141.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568-400x226.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568-650x367.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/04/1164453568-150x85.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">1999 yılında H.I.S. merkez ofisi tarafından Japonya’da hayata geçirilen Cruise Planet markasını merkez ofisin yatırım desteğini de alarak, yepyeni logosu ile kurgulayıp 09 Nisan Salı günü H.I.S. Türkiye ofisinde gerçekleştirilen bir lansman ile basına tanıttı.</span><br />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Dünya üzerinde her biri güçlü markalardan oluşan 35 Cruise firmasını CruisePlanet.com.tr web sitesinde bir araya getirip, Türkiye pazarı başta olmak üzere Dubai, Katar, Yunanistan, Azerbaycan ve İran’daki seyahat severlere de pazarlama hedefiyle yola çıktığını duyurdu.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;"><a style="color: #000000;" href="https://www.cruiseplanet.com.tr/" target="_blank" rel="noopener">www.cruiseplanet.com.tr</a></span></strong></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/gemi-turlari-bir-tik-uzaklikta/">Gemi Turları Bir Tık Uzaklıkta…</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/gemi-turlari-bir-tik-uzaklikta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hapishanede konaklamak ister misiniz?</title>
		<link>https://www.fotografdergisi.com/hapishanede-konaklamak-ister-misiniz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hapishanede-konaklamak-ister-misiniz</link>
					<comments>https://www.fotografdergisi.com/hapishanede-konaklamak-ister-misiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[haber servisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 08:08:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Notları]]></category>
		<category><![CDATA[Hapishanede konaklama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.fotografdergisi.com/?p=10306</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hapishanede bir gece geçirmek nasıl olur diye hiç merak ettiniz mi?</p>
The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/hapishanede-konaklamak-ister-misiniz/">Hapishanede konaklamak ister misiniz?</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Hapishanede bir gece geçirmek nasıl olur diye hiç merak ettiniz mi? Bizce daha fazla merak etmenize gerek kalmadı. Hızlı ve kolay yolu seçerek, geçmişini de unutmadan huzurlu bir kaçış yerine dönüştürülmüş ve eskiden hapishane olan otellerden birine giriş yapın.</span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Hotels.com konaklama uzmanları hapsedilmekten kesinlikle daha konforlu olan ‘şık hapishanelerin’ bir listesini derledi. Listede eskiden Sultanahmet Cezaevi olan ve şu anda lüks otellerden biri olarak hizmet veren Four Seasons Hotel at Sultanahmet de yer alıyor.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-10308 size-full" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2.jpg" alt="" width="652" height="426" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2-250x163.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2-400x261.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2-650x425.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_2-150x98.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18pt; color: #000000;"><strong>Malmaison Oxford, Oxford, Birleşik Krallık</strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Bugün Malmaison Oxford olarak bilinen binanın, 900 yıl öncesine dayanan hadiselerle dolu bir geçmişi var. Oxford Kalesi’nin bitişiğindeki bina, ilk olarak 1071 yılında büyük bir Normandiya Kalesi olarak inşa edildi. Yıllar içinde sivil kargaşa ve politik çıkarların değişimi, kalenin Viktorya döneminde genişletilmesine neden oldu. Kale, 1888-1996 yılları arasında Oxford HM Hapishanesi olarak hizmet verdi. Daha sonra ise bir otele dönüştürüldü.</span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;"><strong><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-10310" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315185_Hapishaneden_Otele_4-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18pt; color: #000000;"><strong>Hotel Katajanokka, Helsinki, Finlandiya</strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Finlandiya başkentinin merkezinde yer alan ve bugün Hotel Katajanokka olarak bilinen bina, 1837 yılında Helsinki Bölge Hapishanesi ve Tutukevi olarak açıldı; 2002 yılında hapishane şehrin dışına taşınana kadar da açık kaldı. Birkaç yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından ise lüks bir otel olarak 2007 yılında kapılarını konuklarına açtı.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-10307" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1.jpg" alt="" width="652" height="435" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1-250x167.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1-400x267.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1-650x434.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315165_Hapishaneden_Otele_1-150x100.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18pt; color: #000000;"><strong>The Liberty Hotel, Boston, ABD</strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Bugün The Liberty Hotel olarak bilinen bina, 1851 yılında inşa edildi ve 1990&#8217;a kadar kötü şöhretli Charles Caddesi Hapishanesi olarak hizmet verdi. Burada yatan en meşhur mahkûm, muhtemelen Malcolm X oldu. Hapishane; mahkumları cinsiyetlerine ve suçlarına göre ayırmaya yardımcı olan 27 metre yüksekliğindeki sekizgen kubbeli yapısı ile tanınıyor ve bu yapı The Liberty Hotel tasarımının da odağı durumunda.</span></p>
<p><a href="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-10309" src="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3.jpg" alt="" width="652" height="489" srcset="https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3.jpg 652w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3-250x188.jpg 250w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3-400x300.jpg 400w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3-650x488.jpg 650w, https://www.fotografdergisi.com/wp-content/uploads/2019/02/1548315166_Hapishaneden_Otele_3-150x113.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 652px) 100vw, 652px" /></a></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18pt; color: #000000;"><strong>Långholmen Hotell, Stockholm, İsveç</strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Merkezi bir konumda olan Långholmen adasının bin yıl öncesine dayanan zengin ve ilgi çekici bir tarihi var. Islahevi olarak tarihi, ilk kadın mahkumlarının geldiği 1724&#8217;e kadar uzanır. Hapishane yıllar içinde genişletilmiş ve sonunda 1975 yılında kapatılmıştır. Långholmen Hotell, konuklarının eski mahkumların yaşam şartları konusunda fikir edinmesini sağlayan Hapishane Müzesi’ne erişim şansı da sağlıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18pt; color: #000000;"><strong>Four Seasons Hotel Sultanahmet, İstanbul, Türkiye</strong></span></p>
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 14pt; color: #000000;">Lüks yaşam için yeniden donatılmış asırlık bir Türk hapishanesinde kalma şansını her zaman yakalayamazsınız. Bina, Mimar Kemaleddin Bey tarafından 1918 yılının başında Türk neo-klasik mimarisinin başarılı örneklerinden biri olarak 1.000 kişilik bir kapasiteyle tasarlanmış.  Dar caddeleri, havayı kaplayan tütsü ve baharat kokularıyla; Aya Sofya, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı gibi tarihi yapılara her adımda biraz daha yaklaştığınız &#8220;Tarihi Şehre&#8221; doğru bir yolculuk yapacaksınız.</span></p>The post <a href="https://www.fotografdergisi.com/hapishanede-konaklamak-ister-misiniz/">Hapishanede konaklamak ister misiniz?</a> first appeared on <a href="https://www.fotografdergisi.com">Fotoğraf Dergisi</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fotografdergisi.com/hapishanede-konaklamak-ister-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
